Dönüm noktası

by BANU on 04/05/2012

in Biraz laflayalım

Bugün umuyorum ki son kez, son bir işlem için hastaneye gidiyorum.

Bugünden sonra, alacağımız sonuçlar, raporlar vs. bizim için bir dönüm noktası olacak.

Hastane maceramın bugünden sonra noktalanmasını diliyorum.

Ve o dönüm noktası her ne ise, güzel bir yöne doğru gitmesini diliyorum. Hem umut hep vardır öyle değil mi? Bazen umutsuzluğa kapılsam bile, sonradan fark ediyorum ki, o minicik umut kırıntısı bir köşeye saklanmış bekliyor. Eninde sonunda işe yarayacağını bilerek bana güven veriyor.

Bizim için güzel şeyler dileyin, olur mu?

{ 4 comments }

100 Yaratıcı Fikir

by BANU on 02/05/2012

in Biraz laflayalım

Az önce Beyhan‘dan bir e-posta aldım. Keri Smith’in hazırladığı “100 Fikir” listesini yollamış. Deminden beri listeyi yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı, çaprazlama, sağa, sola okuyup duruyorum.

Son zamanlarda içimdeki yaratıcı tarafa teşhis koymaya çalışıyorum. Geçen günkü MR sonrasında şu bulgular üzerinde duruyorum:
Devamı için bir tık lütfen!

{ 2 comments }

Işığa gel.

Oldu da bitti maşallah. Sabah bahsettiğim MR‘ı çektirdim, bitti; pek güzeldi. Bir kere işin sırrı pazar günü hastaneye gitmekteymiş. Aman o ne sakinlik, sessizlik. Sanki hastane kapalı da biz gizlice girmişiz gibi. Tek tük insan, ışığı sönük, boş odalar… hastanelerin o bildik, stresli atmosferi olmayınca, insan en zor ameliyata bile moralle girer demek ki.

MR odasına gidince içeriden kimi sesler duyduk. İşte, benimki bu! Üstüne üstlük beni bir de erken almasınlar mı içeriye. Şansa bak! Girdim odaya. İki basamak çıktım, yattım. Daha kafamı koyar koymaz sevdim orayı. Kafamı koyduğum nesne (MR yastığı mı desem?) öyle rahattı ki, saatlerce sırtı üstü yatabilirmişim gibi hissettirdi bana. Kımıldamamam söylendi, ellerimi göğsümde kenetlemem istendi. Uzmanla konuşurken makinayı incelemeye fırsat bulamayınca, son anda geriye doğru yarım köprü yapıp tepetaklak “tüneldeki ışığı” gördüm. Ben öyle ters dönmüş kaplumbağa gibi debelenince adamcağız ısrarla tembihledi: “Aman hiç kımıldamayın.
Devamı için bir tık lütfen!

{ 4 comments }

Magneto

by BANU 29.04.2012

Sevgili günlükcüm, Sen bu satırlarımı okurken ben hemen gidip dönecem. Kayıp böbreğimi bulmaya gidiyorum. Manyetik rezonansda manyetik alan etkisine girip titreşip gelicem, merak etme. Arada boş durmadım, sağa sola sordum. Nedir bu MR, hırlı mıdır, hırsız mıdır, gıcık mıdır, eğlenceli midir? Dünyada MR’a ilk girecek kişi ben değilim, son da olmayacağım, biliyorum ama Batı tıbbının [...]

devamı…

Yurdum polisinin görev aşkı

by BANU 24.04.2012

Bu ülke öyle bir ülke ki, kurallara harfiyen uyarız. Sistemi asla aksatmaz, her eşyi gereği neyse ona göre yaparız. Bayılıyorum, bayılıyorum! Efen’im şöyle ki, dün bütün gün 23 Nisan çocuklarıyla eğlendiğim için, dünkü gazeteyi ancak bugün okuyabildim. Dün Yıldıray’ın gazete okurken neden kıkırdadığını da şimdi anladım. Bu, yurdum polisinin trafik kurallarını ne büyük titizlik ve [...]

devamı…

İfrit Oluyorum No:21

by BANU 11.04.2012

Turkcell sana İFRİT OLUYORUM! Bir önceki internet kampanyam geçen hafta bitti. Ben de 6 Nisan Cuma günü yeni pakete üye oldum. Üç gün geçti. “Aylık kotanız dolmuştur” diye mesaj geldi. Nasıl yani? Üç günde mi? O üç gün boyunca, hasta olduğum için telefonumu neredeyse hiç kullanmadığım ve internete girmek için çoğunlukla bilgisayarımı kullandığım halde mi? [...]

devamı…

Sesim Bahamalar’a tatile gitti.

by BANU 11.04.2012

Hani “Yağmurda bisiklete binmek çok güzel!” diye gak guk konuşuyordum ya. İşte onun bazı yan etkileri varmış meğer. On gündür sürünüyorum resmen. Dün de sesim “Bak uyarmadı deme, gidiyorum, haberin olsun!” dedi. Bu sabah bir baktım bavullarını toplayıp sıcak memleketlere tatile gitmiş. En son Bahamalar’daymış diye duydum.

devamı…

Akıntıya kürek çekmek

by BANU 09.04.2012

Bazen bazı şeyler için uğraşmak gereksizmiş gibi geliyor. Akıntıya kürek çekiyormuşum gibi hissediyorum. İçten içe iyimser şeyler düşündüğünü sanırken, onun da ötesinde olumsuz konuşup duran bir ses var. O sesi bastıramıyorum. Boşuna uğraşıyorsun, çabalamaya değmez, diyor. Bazen o ses beni ikna etmeye fazla yaklaşıyor. Ben de onu dinlemeye daha yakın oluyorum zaten. İyimserlik sahte Polyannacılık, [...]

devamı…

Bahar geldi hoşgeldi

by BANU 30.03.2012

Bahar… En sevdiğim mevsim. Ayıptır söylemesi ayılarla çok şahane empati kurabiliyorum bu mevsimde. Düşünsenize bir, mağaranızda tüm kış yan gelip yatmışsınız, uyumuşsunuz. Uyumayıp da ne yapacaktınız? Hava zaten karanlık, kasvetli, tam ifrit olma havası yani. Sonra bahar geliyor. Yani kış uykusundan çıkma zamanı. İşte empati kurduğum an budur. O kasvetli havayı kışkışlayıp güneşe çıktığınız an. [...]

devamı…

Kitaplarımın bir kısmını elden çıkarıyorum.

by BANU 11.03.2012

Bin yıldır yapmaya niyetlenip üşendiğim, ertelediğim ve artık bana iyice yük olan kitaplarımızın bir kısmını elden çıkarma vakti geldi. Sadeleşme zamanı! Kütüphanelerimiz yetmiyor. Bir de ablamın giderken bana bıraktığı kitaplarla ev artık dolup taştı. Ama yeni kitaplar aldıkça, artık bir kısmını uzun zamandır elimize almadıklarımız, bir daha okumayı düşünmediğimiz) satışa çıkarmaya karar verdik. Gelecek parayı [...]

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
devamı…