Kirpi!

Dün gece çok civcivli dakikalar geçirdik. Evde herkes kendi halinde takılırken, çay almak için balkona çıkan Yıldıray bir anda feveran etti: “Çabuk gelin, çabuk gelin! Çabuk, çabuk!!!” Öyle aniden ortalığı ayağa kaldırınca ben de kendimi balkona attım. Sandım ki sokaktan yine garip bir tip geçiyor. (Bilmeyenler için söyleyeyim, çay için balkona çıkmamızın nedeni bizim balkonda koca bir semaverin durmasıdır ve bizim sokaktan gerçekten çok ama çok tuhaf kişiler geçer. Ama bunların ikisi de ayrı birer yazı konusu. )

Rıfat Bekri aşağı yukarı böyle bir arkadaşımız...

Yıldıroğlan’ın ortalığı inletmesinin nedenini asla tahmin edemezdim. Meğer gördüğü bir kirpiymiş. Bir kirpi! Evet, şu iğrenç şehrin iğrenç karmaşasının içinde, bizim el kadar apartman bahçesinde bir kirpi. Hem de tombul mu tombul bir kirpi. Kendisinin adı Rıfat Bekri ve ne zamandır bizim bahçede olduğu bilinmemekte. Belki de geçerken uğradı. Belki de karşımızdaki apartmanın arka tarafında, demiryoluna paralel uzanan yeşil alandan geldi. Yoksa hep bizim bahçede yaşıyordu da biz mi fark etmedik? Yok canım, bugüne kadar nasıl olur da görmeyiz? Yoksa bahçedeki o delikler…?

Sonra yaklaşık yirmi dakikamız bir belgesel gibi geçti. Erenköy’ün orta yerinde bir doğal yaşam ortamı oluşuverdi. Kirpi ağaçmineleriyle akşamsefaları arasında gidip gelirken, biz de gölgeler arasında onu izlemeye çalıştık. Derken bir atmaca güvesi, en sevdiği besin olan ağaçminelerinin üzerinde fink atmaya başladı. O sırada bir kedi peyda oldu. Kirpi taflanların altına hamle etti. Biz “Acaba yola fırlar mı?” diye endişelenirken kedi pusuya yatıp atmaca güvesini izlemeye başladı. Kirpi de muhtemelen kediyi izliyordu; çünkü hareket etmeyi kesmişti. Atmaca güvesi çiçek ballarını gövdeye indirmekle meşgul olduğu için kimseyi izlemiyordu.Camlardan sarkan annem, Yıldıray ve ben ise hepsini izliyorduk. Bizi izleyen komşular var ise onlar ne düşündü bilemiyorum. Kedi hamlesini yapıp atmaca güvesine havada bir tokat attı. Güve bilinmeze uçup gözden kayboldu. Kirpi, yani Rıfat Bekri ise çoktan toprak altına girmişti herhalde; çünkü kendisinden bir daha ses seda çıkmadı.

Kirpi yavruları

7 thoughts on “Kirpi!

  1. ayy Levent’te oturan bir arkadaşımın bahçesinde de vardır böyle bir kirpicik 🙂 hem de uzun süre yaşadı onların evin kirpisi olarak. Hatta edepsiz kirpicik evin kedisinin kuru mamalarına bile ortak oldu zamanla…
    Belki Rıfat Bekri de sizinle takılmaya karar verir de biz de maceralarını okumaya devam ederiz.
    Bahçeli, topraklı hayatlar böyle oluyor işte. Pek hoşuma gitti 🙂

    • Umarım bir daha görürüm. Aşağıya yemek bırakmak için önce kirpilerle ilgili ufak bir araştırma yaptım. Hani kedilere peynir meynir veririz ya, kirpicik de sever belki diye düşünmüştüm. İyi ki araştırmışım. Meğer kirpiler laktozu kaldıramazlarmış küttedenek gidiverirlermiş. Sevdikleriyse börtü böcek, salyangoz, fare yavrusu falanmış. Onları da bir zahmet kendi avlasın artık 🙂

  2. Biz de Erenköy’de çok sevdiğimiz kedilere verilen yemekleri paylaşan bir kirpi tanıyoruz. Geceleri, hava biraz yağmurlu ve nemli ise çıkıp kedilerle aynı kaptan mama yiyor. Kediler de hiç rahatsız olmuyor. O kadar tatlı ki. İsmi de Eret, evet, Badem’in arkadaşı Eret:))

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *