Bir aylık bir yarışa katılıyorum!

Bir aylık sıkı bir yazı maratonuna başlıyorum. 1 Kasım tarihinde başlayacak ve 30 Kasım gece yarısından sona erecek olan “NaNoWriMo” faaliyeti… Hani şu daha önce sözünü ettiğim, ablamın bana hediye ettiği setin yaratıcıları vardı ya… İşte onlar 1999 yılından bu yana her kasım ayında bu “National Novel Writing Month (NaNoWriMo / Ulusal Roman Yazma Ayı” etkinliğini düzenliyorlar. Adamların amacı benim gibi kıvıl kıvıl kıvranıp yazacağı varsa da yazamayan kabızları hizaya sokmak için bir motivasyon kaynağı yaratmak.

Elbette bir ayda bir roman çıkmaz. Ya da çıksa da o haliyle basılamaz. Üzerinden yetmiş kere falan geçmek gerek. Ama bu bir başlangıç. Bu siteye üye oluyorsunuz. Yazacağınız şeyin türünü belirliyorsunuz, sonra da her gün 2000 sözcük yazıyorsunuz. Bir sayaç, size kaç sözcükte olduğunuzu gösteriyor. Hedef o ayın sonunda 50,000 sözcüğe, yani 175 sayfaya ulaşmak. Bu ortalama bir roman demek…

30 gün, 50,000 sözcük

Benim hali hazırda yazmaya başladığım bir şey vardı. Ama “vakit bulamadığımdan” yazamadığımı BAHANE ediyordum. Şimdi öyle bir şansım kalmadı. Sıkıysa yazma! Artık bir yere bir imza attım ve her gün 2000 sözcük yazacağımı vaat ettim. Artık yazmak zorundayım. Ha, yazmazsam ne olur? NaNoWriMo’nun alacakları kapıma mı dayanır? Hayır. Sadece kendime karşı biraz ayıp etmiş olurum. NaNoWriMo’nun istatistiklerine göre, ilk yıl 21 kişi katılmış ve bu kişilerden sadece altısı kazanmış. Yani 50,000 sözcüğü tamamlamış. Geçen yıl ise 167,150 katılımcıdan sadece 32,178’i sonuna kadar gitmiş. Bu da demek oluyor ki,  134,972 yarı yolda pes etmiş. Ben pes etmek istemiyorum. Zaman bulamamak bir BAHANE; ama günde 2000 sözcüklük bir yarışa, daha da güzeli, bir oyuna girişmek de bir BAHANE. Ben bu bahanelerden güzel olanını seçmekten yanayım.

“İyi de bu Banu bu lafları neden ediyor? Bize ne!” diyor olabilirsiniz. Anlatıyorum, çünkü bu da oyunun kurallarından biri. Bunu herkese söylemem gerekiyor. Giriştiğim işi ne kadar çok kişi bilirse (arkadaşlar, tanıdıklar, eş dost, konu komşu, hatta yabancılar vs.), bu yolda ilerlemek için o kadar desteğe ve motivasyona sahip olacağım. Gerektiğinde beni dürtebilir, “Hımm, söyle bakalım bugün yazdın mı 2000 sözcük?” diyebilirsiniz.

Anlaşma yapmam gerek. NaNoWriMo “aynı evi paylaştığım kişiden/kişilerden Kasım ayı boyunca ev işleriyle ilgilenmelerini rica etmemi, benim sonraki iki ay ise bunu telafi etmemi” önermiş. Romanı yazmamam yardım edecek şeyler dışındaki fazladan sosyal faaliyetlerle de ilgilenmemem gerekiyor.

Kasım ayında 50,000 sözcüğe ulaşmak için kimi sözler vermem de öneriliyor. NaNoWriMo’nun önerileri: “Komşularınıza eğer sözcük hedefine ulaşamazsanız, bir ay boyunca onların çimlerini biçeceğinizi söyleyin. Patronunuza 50,000’ee ulaşamadığınızda, gerçekleşmeyen her bin sözcük için bir cumartesi günü çalışacağınıza söz verin.” Evet, kimi sözler vereceğim, ama kesinlikle patrona cumartesi için söz vermem! Zaten işimde yeterince çok sözcük yazıyorum.

Zamanı boşa geçirten şeylerden uzaklaşmalıymışım. Televizyonun fişini çekmem önerilmiş. Neyse ki televizyonumuzu yaz ortasında eskiciye vererek ondan kurtulduk. Boşa zaman harcadığım bir an yok. Belki internete daha az girmeliyim. Sanırım, dikkat etmem gereken şey bu olacak.

İşte böyle sevgili dostlar! Ne bir jüri olacak, ne de ödül. Yapmam gerek tek şey, oturup yazı yazmak. Bana şans dileyin!

7 thoughts on “Bir aylık bir yarışa katılıyorum!

  1. Bol şans diliyorum! Burda bir arkadaş katılmıştı geçen yıl, diğer katılımcılarla kitapçıların kafe’sinde toplanıp hep birlikte yazıyorlardı. Yani herkes bireysel kitabını yazıyordu… Eminim çok eğlenceli bir süreç olacak:)

  2. Ha ha, Yıldıray! Başın dertte gibi görünüyor. Bundan kurtulmanın tek yolu var: Sen de NaNoWriMo’ya iştirak et cicim!

  3. e bu durumda siz karı-koca birlikte yazın ben de gelip sizin evle ilgileneyim bari !!

    banu’cum, güzelcim,
    bence sen bu 50.000 kelimeyi rahat rahat yazarsın. ben de arada girer girer taciz ederim seni. hatta outlook kullanıyorsan her güne hatırlatma koy. hatırlatmaların da kime ne söz verdiğini hatırlatıp seni coşturan cinsten olsun :))

    yazdıklarını bizler de okuyabilecek miyiz peki?

    öperim!!

    • Evren, çok teşekkür ederim. Şimdiden eğlenmeye başladım. Bakalım sonuç ne olacak? 🙂
      Yıldırcığım, madem kayıt yaptırmadın, temizlik işi ellerinden öper. 🙂
      Çidolenk, ortalığı karıştırıyorsun 🙂
      NzN, sakın ha! Bizim eve geldiğin gibi kaçarsın. Dağınıklık konusunda terbiye olamıyoruz bir türlü. 🙂
      Yazdıklarım okunamıyor. hem zaten kurgu murgu hak getire. Aklımdan ne çıkıyorsa yazılacak şimdilik. Olur da elli bini tamamlarsam, aralıktan itibaren asıl “yazma” işim başlayacak. Yorum takibi meselesine gelince, ben var sanıyordum, yokmuş. Boş bir vakitte öyle bir eklenti var mı diye wordpress’i biraz kurcalayacağım.

  4. Pingback: Güle güle son tatil

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *