Neden hastalanırız?

Sevgili Günlük,

Üst solunum yollarım çıldırmış durumda. Dışarıda gece boyu kesintisiz bir yağmur sürerken, benim de burnumdan, ayıptır söylemesi, kesintisiz sümükler akmakta. Ciğerlerimin içinde bir yankı hissi. Frankensteinvari hırıltılar, borusal bir ses. Sanırım EŞEK GRİBİ oldum. İki gecedir soluyamamaktan uyku tutmadı. Bugün oturup düşündüm de, şu an çalıştığım işe git gel yaptığımdan beridir bu ikinci hastalık. Biri de başta olmuştu. Ee geçen kış turp gibiydim? Ondan öncekinde de… Ne oluyoruz? Sonra aklıma bir düşünce musallat oldu? Ruhsal durumum yüzünden nezle, grip vs. olmuş olabilir miydim? Olabilirdim.

- Kedinin hapşırması yağmur yağacağının göstergesiymiş. -Hapşi. -Harika!

Peki Louise Hay’i bilir misiniz?
Bu kişi “Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri” adlı kitabı yazmış biridir ve bence gerçekten çok doğru sözler söylemektedir. Kitabın alt başlığıysa “ve İyileşmenizi Sağlayacak Düşünce Modelleri”. Zaten bu iki başlık size hemen bir fikir vermiştir. Louise L. Hay aslında yeni bir şey demiyor, Doğu’nun kadim bilgeliğinde aldığı bir yaklaşım biçimini daha anlaşılır, yalın ve günlük yaşamda uyarlanabilir bir biçime sokmuş. Hay, ağır bir kanser hastalığına yakalanmış. İçindeki öfke ve kalıplaşmış inançları kimi düşünce modellerini kendine telkin ederek hastalığı yenmiş. Sonra da bu kitap ortaya çıkmış işte. Ben yıllardır elimden düşürmem ve ne zaman fiziksel bir sorunla karşılaşsam, bu kitaba bir kere bakar, sonra da sorun üzerine düşünürüm. İşe yaradığını söyleyebilirim.

Şimdi de grip, nezle ve solunum yolu hastalıklarına baktım. Şunlar çıktı:

Sorun: Grip
Olası Neden: Kitle olumsuzluğunu ve inançlarını benimseme. Korku. İstatistiklere inanma.
Yeni Düşünce Modeli: Ben grup inançlarının ve takvimin ötesindeyim. Tüm tıkanıklıktan ve etkilerden kurtuldum.
.
Sorun: Nezle
Olası Neden: Aynı anda çok fazla şeyin olup bitmesi. Zihinsel karmaşa, düzensizlik. Küçük incinmeler. “Her kış üç kez nezle olurum” türü inançlar.
Yeni Düşünce Modeli: zihnimin gevşeyip rahatlamasına izin veriyorum. İçimde ve çevremde berraklık ve uyum var. Her şey yolunda.
.
Sorun: Solunum Yolları Hastalıkları
Olası Neden: Hayatı bütünüyle içine almaktan korkma.
Yeni Düşünce Modeli: Güvenlik içindeyim. Hayatımı seviyorum.

Cuk oturuyorlar. “Kitle olumsuzluğu” denilen şeyi her gün yaşıyorum. O kadar negatif bir ortamda çalışmak zorundayım ki, o olumsuzluğu içimden uzak tutmak çok zor oluyor. Ama bakalım, yeni düşünce kalıplarıyla negatife kış kış! “Aynı anda çok fazla şeyin olup bitmesi”1 mi? Aman Allah. Aynen ben. Yetmiş tarakta bezim yok mu benim? Sonra birini bile tam yapamıyorum. Çalışma ortamıyla da örtüşüyor bu. Sürekli bir veri akışının ortasında hepsini sıraya koyup karışıklık yaratmadan temizlemem gerekiyor. Valla Louise Hay gelse, o bile nezle olur. “Hayatı bütünüyle içine almaktan korkma” meselesiyse beni en çok düşündüren şey oldu. Hayatımı seviyorum ama şu an bir bölümünden hiç hoşnut değilim. Belki o hoşnutsuzluktur bunu yaratan. Acaba iş değiştirsem nezlem geçer mi? Değiştiremediğim için mi böyle ciğere indi bu meret?

Sonuç olarak, bu hafta sonu çalışılacak, nezle kış kışlanacak. Gelecek hafta ise güç kalkanları tam performansla çalışmaya başlayacak. Haydi hayırlısı.

4 thoughts on “Neden hastalanırız?

  1. Dur sana biraz telkin yapayım: Sen bir kuzusuuun, sen bir kuzusuuun, sen bir kuzusuuun, şu anda bir yonca tarlasının ortasında hoplaya hoplaya genizyorsun ve çiçekten çiçeğe konan bir kelebeğin peşinden seğirtiyorsun, amanın da minik su birikntisindeki kurbağacığı korkutmayasın, hah da sıçradı suya cumburlop, sen de hoplayarak uzaklaş oradan, sen bir kuzusuuun, sen bir kuzusuun…

  2. Kendini şu anda dış nedenlerden ötürü tıkanmış hissediyorsun. Nefes alamıyorsun. Üzerinde yük hissediyorsun. Aynı şekilde burnun ve ciğerlerin tıkanmış. Sana hayatsal bir ekspektoran şurup gerek tıkanıklığı açmak için. Ben hayatımda ileriye doğru hareket edemediğimi düşündüğüm dönemde ayaklarım deli gibi şismeye başlamıştı. Ayaklar. Bizi ileri taşırlar. Hareket etme araçlarımız. Aslında Hay’in söyledikleri belki de çok açık. Bence her gün on dakika bile olsa meditasyona başla ve ayrıca bir iki nefes alma tekniğine odaklan. Bir de ‘olabilecek en kötü şey ne olur’ düşün ve tanımla kendin için. Bana en çok yardım eden o düşünce oluyor. Çünkü korkularımla karşılaşmam gerekiyor.

    Bu arada, İfrazat’a ifrit oluyorum!

  3. önce geçmiş olsun.burun akıntısına da bakmanızı tavsiye etmek istedim.bizim ailece akıntıyı kesmek için kullandığımız yöntem; elimize kağıt kalem alıp ne geçiyorsa içimizden yazmak.düşünmeden, kendimizi yargılamadan, akan düşünceleri yazmak.genellikle yazma işi bittiğinde akıntı durmuş oluyor.
    Kitap mucize gibi sonuçları sayesinde herkese ama herkese hediye ettiğimiz bir başucu kaynağı bizim için de 🙂
    sağlıklı günler…

    • Yıldıray, muhteşem telkinin için sağol. Bilirsin ki oğlaklar gibi sıçramayı pek severim. Madem öyle, pastırma yazını çayırda yuvarlanarak geçireceğim.
      Çidolenk, evet, dün azıcık yogaya başladım. Tıkanıklık yavaş yavaş geçecek, ama tam açılacak. Eminim. Ama ‘olabilecek en kötü şey ne olur’u düşündüğümde bu beni korkutuyor. Korkuyla karşılaşmak bir çözüm getirmiyor. En azından şimdilik.
      Ela, paylaştığın yöntem için çok teşekkür ederim. Benzer bir tekniğin yer aldığı bir kitap biliyorum. Yaratıcılığı geliştirmek üzere yazılmış bir kitap (The Artist’s Way / İçinizdeki Yaratıcıyı Keşfedin). Aklıma getirdiğin iyi oldu. O kitabı yeniden ele alabilirim. Hatta, buradan da paylaşırım.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *