Mutlu olmak için birkaç neden

Fotoğraf: Emenel

Akşam üstü çıktık, yürüdük. Onca işi gücü bıraktık. Bazen her şeyi öylece bırakmak lazım. Koşturmacanın içinde, hani şu ünlü “Yuvarlanıp gidiyoruz!” tabirinin tam da kastettiği yaşamın içinde kaçırıyoruz güzellikleri. Soluklanmayı unutuyoruz. İnsan nefessiz yaşayabilir mi?

Sahile indik. Muhteşem bir günbatımına karşı yürüdük. Bir sürü bisikletli gördük bugün. Bir sürü bebek gördük. Bir tanesi belki de ilk adımlarını atıyordu çimenlerde. Gençler deniz kıyısındaki sete dizilmiş, biralarını içiyorlardı. Bazısı çimenlerdeki, her zaman takıldıkları yerdeydi.

Bir sürü köpek gördük. İki tanesinin frizbisi vardı. Bir tane kocaman, dev gibi bir kangal gördük. Çok güzeldi. Alman kurtlarında yanında kuzu gibi kalmıştı. Onun o muhteşem cüssesini izledik.

Her zaman bizi besleyen kocaman dutun bu sene daha da çok meyve verdiğini gördük. Ama dutları henüz mini mini ve yeşildi. Onu bir ay sonra yeniden ziyaret etmeyi aklımızın bir köşesine yazdık.

Hep badminton oynadığımız yere gittik. Çimlere uzandık. Bisikletlerden konuştuk. Hangi bisikletlerden almak istediğimizi konuştuk. Sanki bisikletimiz yokmuş gibi!

Koşmak mı iyi, yüzmek mi, karar veremedik. İkisini de hemen yapmak istediğimize karar verdik. Sahile inip yine yoga yapmaya başlayalım istedik.

Bizim bu civarın giderek artan papağan popülasyonundan dem vurduk. Kocaman ağaçların içine saklı berbat papağan seslerini dinledik.

Göztepe ile Caddebostan arasında hiç bilmediğimiz bir sokak, bir kurtarılmış bölge keşfettik. Erken açmış bir yasemin çalısını kokladık. Çiçeklerini döken akasyaların yerlerini mis kokulu filbahrilere bıraktığını gördük. Hanımellerinin yerini asla kimseye kaptırmayacağını fark ettik. Artık ıhlamurlar da açsa, dedik. Manolyaların dev tomurcukları sıra bekliyor.

Neriş’e dondurma aldık. Ağaçtan tünelli sokaklardan evimize yürüdük. Birbirimiz için ne harika birer yol arkadaşı olduğumuzu konuştuk, gülümsedik.

Mutlu olmak için daha kaç neden sayılabilir ki?

7 thoughts on “Mutlu olmak için birkaç neden

  1. Istanbul’un en sevdiğim yerinde gördüklerimi , hissettiklerimi o kadar güzel anlatmışsınız ki…Bu sahili, çiçekleri ve yeni sokaklar keşfetmeyi çok severim. Benim gibi sevenleri, ayrıntıları görmeyi bilenleri daha da çok severim.

    Mutlu olmak için bunlar yeter de artar bile…

  2. Ne güzel detaylar. Aslında her gün yanı başımızda olup da göremediğimiz şeyler. Kitap yazmalısın cincüce, bayılıyorum ikinize de, ne güzel bulmuşsunuz birbirinizi 🙂

    • 🙂 🙂 🙂
      yanaklarım feci biçimde kızardı. Kikir 🙂
      (Gizli bilgi: Yazıyorum, ama bir türlü sona gelemiyor.)

      • O zaman kocaman bir heyyoooo 🙂 Başlamışsın ya, biter elbet. Heyecanla bekliyorum. Çıktığında bir imza günü de düzenleriz 🙂

  3. Pingback: Dut yemiş bülbüle dönmek

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *