Dut yemiş bülbüle dönmek

Bunun gibi birkaç avuç düşünün!

Of amanın amanın o ne duttu öyle! Dün, dinen yağmuru fırsat bilip, akşamüstü kendimizi sokağa attık. Ver elini sahil…

Kısa bir tur atıp dönecektik. Sonra bir baktık ki kendimizi bizim dutların orada bulmuşuz.

Daha birkaç hafta önce sahildeki dut dostumuzun önceki yıllara göre daha meyveli olduğunu söylemiştim ya hani… İşte o vakitten bu yana bizim dut ağacı güneşle işbirliği yapmış, dutlarını büyütüp ballandırmış. Uzanabildiğimiz kısımlardakiler henüz tam olgunlaşmasa da birkaç tane tadına bakabildik.

Ama asıl bomba bizim küçümen karaduttu. Yanındaki heybetli dut ağacına nispet yapar gibi, bizimki bir dutlanmış, bir dulanmış ki sormayın. Ellerimiz kararana kadar yedik, yedik, yedik…

Karadutun altı peri ülkesi gibiydi.

Sonra ikisine de teşekkür edip yolumuza devam ettik. Az ileride, Göztepe’yi geçtikten sonra bir dut ikilisi daha vardır. Bari onlara da bir ziyarette bulunalım, ayrımcılık olmasın dedik. Onlara da teşekkür ettik. Karşılığında beyaz dut kafama, alnımın tam ortasına iki dut daha attı.

Dönüşte bizim sokaktaki portakal ağacının mini mini portakallarını da gördük. Keyfimiz tamamlandı.

Bebek portakallar!

2 thoughts on “Dut yemiş bülbüle dönmek

  1. Pingback: Dut macerasına devam

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *