Taşınıyoruz! (mu acaba?)

Geçenlerde ev sahibimiz aradı. “Bayram değil, seyran değil, niye aradı acaba?” diye düşünürken yanıtı buldum. Tamam, bizim sokağı istila eden acımasız müteahhitler, sonunda bizim emektar binaya da dişlerini geçirmişti, bizim bina da yıkılacaktı, ev sahibimiz ondan arıyordu.

Meğer yanılıyormuşum. Sadece kiraya zam yapmayı düşündüğünü söylemek için aramışmış. Tabii biz kurtlandık hemen. Bizim bina (ve özel olarak bizim ev) öyle döküntüdür ki, şu an verdiğimiz kirayı bile hak etmez. Zam olduğunda olacak fiyatla başka şahane evler var, biliyoruz. Madem öyle taşınalım diye bir coşuverdik bir anda. Üç beş yer aradık, taradık, kiralık ilanlarını incelemeye başladık. Emlak piyasası almış başını gitmiş; millet kafayı yemiş. Bu konuyu ayrıca yazacağım.

Derken arkadaşımız Başak karşı komşusunun evinden çıkacağını ve “düzgün” bir kiracı aradığını söylemesin mi? Tek küçük, mini mini, ufacık problem Başak’ın Yakacık’ta (bana göre dünyanın sonunda) oturmasıydı. Yıldıray içinse bu hiç dert değildi. “Zaten evden çalışıyoruz, ne fark eder?” dedi. Tam da o sırada Datça yolunu yarılamış olan annemi aradık hemen. “Siz nereye giderseniz gelirim, ben size uyarım,” demesin mi! Yıldıray’ın annesiyle ablası “Çok uzak,” dedi. Başak “Abi mutfaktan karşılıklı el sallarız, süper olur!” dedi.

Şimdi cuma gününü bekliyoruz. Gidip evi görüp karar vereceğiz. Bakalım ufukta bizi ne bekliyor?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *