Tabiat Ana insanı döver

Günlerdir ablamlarla doğru dürüst iletişim kuramıyoruz. ABD’nin doğu kıyılarını haşat eden Sandy kasırgasından onlar da nasiplerini aldılar çünkü. Çok şükür New Jersey’nin nispeten içerlek ve yüksekçe bir yerinde oldukları için fiziksel bir hasarları yok. Ancak günlerdir elektrikleri kesik. Cep telefonlarının pilleri tükenmekte olduğu için çok az iletişim kurabiliyoruz. Ara ara “İyiyiz, bir sorun yok,” mesajları gelse de görüşememek, seslerini duyamamak burada içimiz hop ettiriyor.

Fırtına pazartesi oraya ulaşacak diye, ABD saatiyle gündüz sularında konuştum ablamla. Biz konuşurken arkadaki pencereden görünen ağaçlar hafif hafif uçuşuyordu. Sohbetimizin sonlarına doğru ağaçlar bayağı salınmaya başlamıştı. Ben geçen seneki Irene kasırgası gibi bir şey olup bitecek, sonra geçecek sanıyordum. O gece yaşadıkları bina epey sarılmış ablamın dediğine göre. deniz’in odasındaki tavandan bir çivi düşmüş bir de. hasar bu kadar. Ama arkadaki ağaçlık alandaki bazı ağaçlar devrilmiş; bazıları kökünden sökülmüş. Elektrik direkleri de beklendiği üzere devrilmiş. Günlerdir elektrikleri yok.

Diyeceğim şu ki, günümüzde elektriğin yoksa hayat da sıfırlanıyor. Al işte, ellleri kolları bağlı. Elektrik yoksa, kuru gıdalar haricinde, buzdolabının soğuğunun yettiği kadar gıdan var. Elektriğin yoksa ısıtman yok. Elektriğin yoksa ışığın yok. Elektriğin yoksa o çok sevdiğin ve varlığı sıradan hale gelen bilgisayarın, cep telefonun, internetin, televizyonun, kısacası tüm aktif iletişim kanalların yok. Bunların ne zaman geri geleceği de şimdilik belirsiz. Bekliyorlar.

İnsanoğlunun ne kadar aciz ve beceriksiz bir varlık olduğunu bu gibi durumlarda daha iyi anlıyorum. Aslında Tabiat Ana’nın karşısında  koca bir hiçiz. Aklımız, maklımız neye yarar? Teknolojinin “nimetlerin” öyle bel bağlamış ve onları öyle kanıksamışız ki, hayatta kalma becerisi bile geliştirmiyoruz artık. Kentten kaçıp doğaya sığınmaya, mütevazı bir hayatın içinde, toprakla, havayla,i suyla uzlaşarak yaşamaya giderek daha fazla ihtiyaç duyuyorum. Ateş yakabilmeyi, su arıtabilmeyi, besinimi bir biçimde kendi olanaklarımla (ellerimle) elde edebilmeyi (avcılık-toplayıcılık) her zamankinden daha çok istiyorum. Umarım günün birinde tüm bu donanımları edinebilirim.

 

2 thoughts on “Tabiat Ana insanı döver

  1. Epeydir eşimle benim de aklımı kurcalayan ancak henüz hayata geçiremediğimiz bir proje bu. Bu arada yakınlarda başlayan bir dizi var, ismi Revolution (http://www.imdb.com/title/tt2070791/). Konusunu, “Tüm dünyada birden elektrik giderse ne olur?… Ve olaylar gelişir…” diye özetleyebilirim. Henüz izlemedim dolayısıyla ne kadar bildik sinema şablonları, “büyük Amerikan ulusu” fasaryaları içeriyor bilmiyorum ama ilgimi çekti, size de haber vereyim dedim 🙂

    • Teşekkür ederim.
      Daha birkaç gün önce bir arkadaşım daha aynı diziden söz etmişti. Ben de merak etmiştim. Şimdi siz de hatırlattınız iyi oldu. İlk fırsatta izleyeceğim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *