Yaşlandım galiba

Ya sevgili günlük, bak ne güzel işler yapıyordum. Kâğıtlar kesiyordum, polimer killerimi çıkarmıştım, çalışmalara başlamıştım. Nereden çıktı bu bilek ağrısı?

İşin aslı bir süredir sürünüyorum ben. Hamlamıştım, emzirirken, Guçi’yi kucakta sallarken sırtım yamulmuştu zaten. Fizik tedavici birkaç egzersiz vermişti; onlar işe yaramazsa fizik tedavi düşünülecekti. Sonra daha sırtı toparlayamadan en büyük darbeyi Micinik hayatımıza girmeye karar verdiğinde aldım. Tam bisikletin bakımını yaptırıp ilk ısınma turlarını atmıştım ki hamile olduğumu öğrendim. Bizim buralar çok yokuşlu olduğu ve ben de uzun zamandır bisiklete binmediğim için hamileyken bisiklet tepesine gezinme riskini göze alamadım. Böylece sırtı, bacakları, eklemleri açmaya fırsat bulamadan aylar geçti. Sonra bu sefer Mici’yi emzir, salla, uyut faslında sırtım feci. Bayağı ağrı çekiyorum. Hamilelikte başlayan diz ağrısı (hep bisikletsizlikten bak) son bir iki aydır çok zorluyor. Yıllar önce geçirdiğim bisiklet kazasında çarpıştım o dizi. Sanırım ondan beri iflah olmadı. Zayıf bulduğu yerden de haince saldırdı. Önceki hafta bahçede çok zorladım ve birkaç gün yürüyemedim. Sonra Loise Hay’in “Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri” kitabını aldım elime, diz için gerekli olumlamaları yaptım, geçti. Valla bak! 

Geçti mi? Geçmedi! Bu sefer el bileğim fena patladı. Kendime hamur açma makinesi almıştım killeri rahat incelteyim diye. Bir iki gün çalıştım ve bir sabah dayanılmaz bir bilek ağrısıyla uyandım. Sırf o merdaneyi çevirdim diye olmuş olamaz. Yani o kadar hamladıysam vay halime, daha da iflah olmam. (Yaşlanıyorum galiba). Bence uzun süre bilgisayar başında fazla oturmaktan, mouse kullanmaktan zaten kötü durumdaydı da o makine son noktayı koydu. Şu an bilgisayarda yazmak, kalemle yazı yazmak, masada oturup resim yapmak bir işkence. Daha kötüsü tam da hevesle yeniden başladığım killeri mıncıklayamamak üzüyor. Bulaşık yıkarken, en çok da Micinik kucağımda debelenirken ağrı saplanıyor. Pazartesi günü kendimi bir ortopedistin insafına bırakacağım. İnsanın küçücük ölçüde de olsa sağlığını yitirmesi çok korkunç. (Bu sefer L. Hay’in kitabı da fayda etmedi!)

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *