Masa da masaymış ha

Başlığa bakıp da bir anda Edip Cansever’in şiirini okuyacağımı falan sanmayın. (Çok da güzel şiirdir, o ayrı. Okumak isterseniz hemen şurada.)

Roentgens 01Geçenlerde çok ilginç bir antika masaya denk geldim internette. (Yaşasın internet!) Üniversitedeki Üsluplar Tarihi dersimiz aklıma geldi. Antik çağdan günümüze kadar üretilmiş mobilyaları bir düşünün. Biz o derste tüm o mobilyaların tarihini incelemiştik. Müthiş keyifli bir dersti. Kim bilir kaç yüz slayt göstermiştir dersin hocası. Ama onca slayt içinde ben aşağıdaki videoda göreceğiniz mobilya gibisini görmedim arkadaş!

Söz konusu masa 18. yüzyılda Abraham Roentgen ve David Roentgen’in atölyesinde yapılmış. David Roentgen, Fransa Kraliçesi Marie-Antoinette’in, Çarice II. Katerina’nın ve Prusya Kralı II. Frederick William’ın dolap imalatçısıymış. Bu dolap-masayı da babasıyla birlikte Kral II. Frederick William II için yapmış. Bu Roentgen abiler dolap yapımıcılarıymış ya, haliyle sürüsüne bereket, alengirli masa, dolap yapmışlar. Lakin bu masa gibisi yok.

Masa ahşaptan ve üzeri ağaç kakma desenlerle, resimlerle bezenmiş. Ağaç dediysem o kadar basit değil ama. Akçaağaç ve maun kullanılmış. kakmalarda gül, elma ve dut ağaçları kullanılmış. Ana iskelette meşe, çam, kiraz, sedir kullanılmış. Bronz, mine, pirinç ve çelik aksam varmış ayrıca.

Ama mobilyanın asıl özelliği başka. Masanın neresine dokunsanız hareket ediyor. Sağına soluna gizlenmiş düğmelere basıyorsunuz ve harekete geçen düzeneklerle ya bir kapak, ya bir çekmece açılıyor ya da gizli bir bölme ortaya çıkıyor. Çekmecelerin arkasına gizlenmiş çekmeceler, sürgülerla saklanmış anahtar delikleri, asansörlü düzenekler… (Bkz. Aşağıdaki video) Aslında masa değil de masalı bir dolap mı demeli? Ya da dolaplı masa? Çünkü yazı yazma bölümü dışında yukarı doğru kocaman bir dolap yükseliyor. (Üç metreden uzunmuş.) En tepesinde saati de var. Yapımı tam iki yıl (1777-1779) sürmüş. (Sonra biz de IKEA’dan bir şeyler alıp birkaç saatte yapınca seviniyoruz!)

Ben ki çok çekmeceli, akordeon kapaklı sekreter masalarına bayılırım. Öyle masam olsa neresine hangi defterimi, kalemimi koyarım diye hayaller kuran ben, bunun gibi bir masa-dolaba sahip olsam kim bilir nasıl deliririm? Off, Guçi’den sakladıım bütün ıvır zıvırlarımı tıkıştırıdım buna. Sonra da neyi nereye koyduğumu unuturdum. al başına belayı. Yok, canım, aten fazla süslüymüş bu. Hıh.

Masa (ya da dolap – karar veremiyorum ne diyeceğime) günümüzde Berlin’deki Kunstgewerbemuseum‘da (Dekoratif Sanatlar Müzesi) sergileniyormuş. Müze envanterinde “Neuwieder Dolabı” olarak geçiyor. Sağda solda “Berlin Dolabı (The Berlin Cabinet)” diye bir şey duyarsanız bilin ki o da işte bu dolap /masa. Günün birinde yine Berlin’e gidecek olursam ilk işim bu müzeyi ziyaret etmek olacak.

Çok konuştun, Cincüce sus da izleyelim şunu diyenler için işte video bu. Sizin böyle masanız olsa içine neler koyardınız?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *