Cincüce’nin girişimcilik günlüğü 3

Sevgili Günlük,
Son birkaç gündür neredeyse bulutlarda geziyordum. Kuş gibi hafiflemiştim. İçimde bir neşe, bir coşku…
Bu sabah fos diye söndü balonum, indim yere.
Geçen perşembe günü KOSGEB eğitimi için mülakata gittim. “Saat 11’den önce gelmeyin,” demişlerdi. Ben yine de on buçuk gibi gittim ki amanın! Oturacak yer kalmamış, sırada bekleyen bir sürü kişi. Benden önce 8-10 kişi vardı. Ne zaman gelmiş bu insanlar? neyse, oturdum, başladım beklemeye. İnsanlar teker teker içeri alınıyor, açık kapıdan da konuşmalar az da olsa duyuluyor. Ben kulakları yelken gibi kabarttım tabii.
Önce şu dikkatimi çekti. Benden önceki kişilerden birine “Biz sizi arayacağız,” dediler. Başka birine “Pazartesi görüşürüz,” dediler. Hımmm… Aslında listede çok kişi yoktu, ben mülakat usulen yapılıyor sanıyordum; ama bir ön eleme söz konusuydu demek ki. (Cincüce’nin kalbi gümbür gümbür atmaya başlamıştır o sırada.)
Görüşmeler devam ediyor. Genç bir adam girdi içeri.
“Ne iş yapmayı planlıyorsunuz?”
“Kafe açmak istiyorum.”
“Sermayeniz ne kadar?”

Adamın ne dediğini duyamadım ama görüşmeyi yapan kişi açıklamaya başladı. Devletin hibe yapmak için bir sermayeyi şart koştuğunu söyledi. “Mesela,” dedi “Elli bin liralık hibe isteyecekseniz 15-20 bininizin olması lazım.”
Benim paçalar tutuştu yine tabii. Tamam, nelere ve aşağı yukarı ne kadara ihtiyacım olduğunu biliyordum ama fırın ve çoğu seramik ekipmanının fiyatı o kadar değişken ki. Hepsi euroya endeksli ve sürekli değişiyor (ve sürekli yükseliyor!) Sermaye? Eee işte benim asıl sorunum da sermayemin olmaması. 🙁 Ne diyeceğim kadına sıra bana geldiğinde?
Kafe açmak isteyen adama da onu arayacaklarını söyleyip yolladılar. Sıra bana geldi.
Konuştuk.
Ne yapmak istediğimi sorduklarında seramik ve el işi atölyesi açmak istediğimi söyledim. Bu konuda eğitimim var mıydı. evet, beş sene bu işi yapmak için eğitim almıştım. Ne kadara ihtiyacım vardı? Şu kadara. Bu iş için ayırdığım sermaye neydi? Bu kadardı. Söyledim valla. Bir şey söylemem gerekiyordu. Kadın bana gülümsedi. “Teşekkür ederiz, pazartesi sabah onda görüşürüz,” dedi.
Sermaye için çalışmalarım sürüyor. O konuda kaygılı değilim. Önemli olan mülakatı geçmiştim!


Hafta sonu güzel geçti. Yeni bir bisikletçi bulduk. Gittik, Mucurteker’in ayarlarını yaptırdım. Kursa gelip giderken bu sıcakta yürümeyeyim her gün diye. Pazar gecesi Pıtırcık’taki sınıfın birincisi, öğretmenin kuzusu Çarpım gibi defterimi kalemimi hazırladım. Sabah büyük bir heyecanla yola çıktım. Dünkü bisiklet gezmesi fazla gelmiş meğer, sabah bah bisiklet çok zorladı beni. Kursa gittim. Dimdik 20 küsur basamaktan çıkardım Mucurteker’i. Tam merdiven korkuluklarına bağlamıştım ki, Esnaf Odası’ndan aradılar. (Esnaf Odası’nın kapısının tam önünde duruyordum bu arada.) Kurs iptal olmuş! Gelecek aya… Az önce dik bir yokuştan zaten morarak çıkmıştım, tam soluklanıyordum ki bu telefon üzerine daha bir morardım. İşe bak! Şansa bak!
Sonra ne oldu? Kös kös eve döndüm. Bir de yolda zincir attı, onunla uğraştım. Bizim evin yokuşunuysa hiç çıkamadım. Moral gidince pedal gücü de bitiyor demek ki.
Şimdi işin yoksa Eylül’ün 22’sini bekle. Hımpf!!!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *