Tasarım Pazarı’ndayım

Çok heyecanlıyım. Hayatımda ilk kez ürünlerim, elimle tek tek yaptığım el emeği işlerim topluca, bir arada sergilenecek ve satışa çıkacak.
Urla’nın Kuşçular Köyü’nde harika bir sanat atölyesi ve galerisi var. Adı “Kırmızı”. Hani şu benim daha önce torna atölyesine katıldığım yer.

tasarim-pazari_afisAtölye Kırmızı’da bu sene yılbaşı öncesi bir “Tasarım Pazarı” organize ediliyor. Katılımcı sayısı on sekizi bulmuş. Ben de orada masası olanlardan biriyim. Neler yok ki? Lavantalı zeytinyağından tutun el yapımı deri çantalara, harika keçelerden vitray objelere kadar… Betondan yapılmış dekorasyon ürünleri var mesela. Betonu bambaşka bir gözle görüyor insan. Her şey el yapımı. Benimkiyle birlikte şimdilik sekiz masa kuruldu. Cumartesiye kadar bakalım daha neler gelecek?
Ben de origamilerimle yer alıyorum pazarda. Umarım, sevilir, beğenilir, daha çok yaparım.

10 – 31 Aralık’ta Atölye Kırmızı’da!

Cincüce Bobin Hizmetleri (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bugün maaile gittik; yaptığım işleri götürdüm. Çerçeveli işleri duvara astım. Sallantılı ürünler kancalara asıldı. Hep olduğu gibi yine içimi yine bir hüzün kapladı. Yaptığım şeyleri seviyorum ve birilerinin onları beğenip alması fikri ne kadar hoşuma gidiyorsa, aynı şekilde o kadar da hüzünlendiriyor beni. Ne garip bir duygu! Benim de bir parçam gidiyor onlarla belki de.

Tayga bir köşede boya yaptı. Orman atölyenin kedilerini öpmeye kalktı. Sohbet edip çay içtik. Kurulu stantlardaki ürünlere baktık. (Vitray küpelerde gözüm var.) Birkaç eksik malzemem kaldı. Onları da cuma günü götürüp serginin bana ait kısmını tamamlayacağım. Ondan sonra konukları beklemek kalıyor.

İşlerimin bir kısmı yerlerini aldı. Masaların birkaçı hazırlanmış bile. Çok güzel ürünler var. Bu cumartesi #tasarimpazari açılıyor.

Cincüce Bobin Hizmetleri (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Atölye açmamın arifesinde benim için de moral ve motivasyon oldu bu etkinlik.
Atölye maceram durmuş gibi görünse de, arka planda çalışıyorum aslında. Annemin hastalığı yüzünden bütün hayat enerjim ve yaşam motivasyonum yerlerde süründü bir dönem. Hâlâ gitgellerim var ama o atölyeye daha da sıkı sarılmak istiyorum. O yüzden peşini bırakmış değilim. (Yetmemiş gibi pazar gecesi de abim trafik kazası geçirdi! Şimdi böyle yazdığıma bakmayın; sinirler daha ne kadar laçka olacak bakalım.)
Daha ayrıntılı yazacağım sonra.
Şimdilik 10 Aralık’ta açılacak Tasarım Pazarı’na odaklanıyor ve kaçıyorum.

Dedikodulu Evler Şantiyesi’nde son durum

Cincüce Bobin Hizmetleri’nin görev yaptığı Dedikodulu Evler Şantiyesi -sıcağa rağmen- sürüyor. Son durum şu: Bütün ev duvarları ve çatılar boyandı. İnce işçiliğe geçildi.

DE santiye 11

Müessesemiz maalesef gözü dönmüş kentsel dönüşümün hızına göre hareket etmez.
Müessesemizdeki evler sokağınız, kentinizi dev bir şantiyeye çevirmez.
Müessesemizin inşa ettiği evlerin her biri sevgiyle yapılır.
Müessesemiz ruh daraltıcı gri renklere karşıdır. Bilakis mavinin, turkuazın ve eflatunun ferahlığını tercih eder.
Müessesemizde çocuk işçi çalıştırılmamaktadır. Alt sıra evlerin boyanmasına yardım eden 1 metre altı canlılarımız, tamamen hobi amaçlı işe katılmakta; ama emekleri bir çanak meyveyle ödüllendirilmektedir.
Müessesemiz -sıcaklara inat- bu maviş mahalleyi Temmuz ayında bitirmeyi amaçlamakta; yazın geri kalanında mavinin tadını çıkarmayı planlamaktadır.
İyi günler dileriz. Continue reading

Dedikodulu Evler Şantiyesi

Bizim evin yan cephesinde koca bir duvar var. Ne zamandır gözüme batıp duruyordu o duvar. Düşünsenize koskoca, boş bir yüzey. Oraya neler yapılmaz!

Baktım ki ellerim, avuçlarım kaşınıyor, aldım kalemi duvara evler (yine!) çizmeye başladım.

DE santiye 01

Çizim belli belirsiz görülebiliyor.

Çizim işine Guçi de katıldı.

Çizim işine Guçi de katıldı.

Bu aralar mavi renkle bozmuş durumdayım. Canım sürekli mavili bişeyler çekiyor. O nedenle bu duvardaki evlerin de mavi tonlarında olması gerektiğine karar verdim. Continue reading

Minicik rafta minicik kitaplar

minyatur raf 1Hani ablama hediye ettiğim minyatür Mary Poppins kitapları var ya, aslında onlar ilk değil. Bu minyatür kitapları çok uzun zamandır yapmaya niyetliydim. Ama araya hamilelikler, bebekler falan girince polimer kille çok haşır neşir olamadım. Yine istisna olarak ablama yaptıklarım ve daha önce bir arkadaşım için yaptıklarım var. Onları unutmuştum. Mary Poppins kitaplarının fotoğraflarını paylaşırken aklıma geldiler. Döne dolana fotoğraflarını aradım; sonunda buldum. Ama ne yazık ki yaparken düzgün fotoğraf çekmemişim. Armağanı vermeden önce yaptığım işi unutmamak adına birkaç kare çekmişim, o kadar. Continue reading

Renklerin Dansı

Renklerin dansi 2Geçtiğimiz iki haftalık iş maratonumun son ürünüyle karşınızdayım. (Siparişi zamanında yetiştirmekten daha zor olan bir şey varsa o da yaptığım işleri fotoğraflayıp, belgeleyip arşivlemek, bir de bunları bloga koyabilmekmiş! Vay arkadaş!)

“Renklerin Dansı” olarak adlandırdığım minyatür akordeon kitabı Ali için yaptım. Ayşe Hanım, tıpkı Eda için olduğu gibi oğlunun da ilgi alanlarını bana sayarak işimi oldukça kolaylaştırmıştı:

  • Renklerle oynamak
  • Futbol
  • Bilgisayar oyunları

Futbolu Ali Sokak’ta kısmen kullansam da minyatür kitap için ne yapacağıma bir türlü karar veremedim. Ali’nin zihninde gezinmek istedim ve aklım dönüp dolaşıp hep renklere gitti.  Continue reading

Dedikodulu Evler’in kardeş sokakları

nil sokak 01

Nil Sokak

Nil Sokak ve Ali Sokak, çocuklarının doğum günleri için birer anı isteyen Ayşe Hanım için yaptığım işlerden. Daha önceki Dedikodulu Evler’den farklı olarak bu sefer yığma bina yapmak istemedim ve araya bolca yeşillik ekledim. Çocuklar ferah, nefes alan sokaklarda gezinsinler, di mi ama? Continue reading

Minyatür sinema kitabı

sinema kitabi 01New York’ta sinema okuyacak bir öğrenci için günün anlam ve önemini anlatan sevimli, mini mini bir minyatür kitap yapacak olsaydınız ne yapardınız? Sinema denince konu derya deniz… Ama bunu minicik sekiz sayfaya indirgemeniz gerektiğinde işler biraz zorlaşıyor.

New York temalı “Dedikodulu Evler” resmini yaptığım Eda için bir de minyatür kitap yapmamı istemişti annesi Ayşe Hanım. Sinema teması güzeldi; ama yukarıda da yazdığım gibi dipsiz kuyu gibi bir konuydu. Aklıma pek çok fikir geldi. Bunlardan bazıları artıları ve eksileriyle şöyleydi: Continue reading

New York’ta dedikodu zamanı!

Dedikodulu New York 1Bir iki ay önce bir e-posta aldım. Ortak bir tanıdığımız sayesinde bana ulaşan Ayşe Hanım, kızına okul bitirme hediyesi olarak için sürpriz bir şeyler yapmak istediğini yazmıştı. Tam da o sırada İstanbul’a gitsek mi gitmesek mi telaşı içindeydik. Kendisini İstanbul dönüşü yazıp ayrıntılı bilgi isteyeceğimiz yazdım.

Nisan ayında Ayşe Hanım’la yazışmaya başladık. Kızı Eda bu yıl New York’a giderek sinema okuyacaktı. Benden onun için bir resim ve bir minyatür kitap yapmamı rica etti. Sonra Mayıs ayında doğum günlerini kutlayacağı diğer çocukları Ali ve Nil için de bir şeyler istedi. Ama bu ayrı bir yazı konusu. (Fotoğrafları yüklemek iki bebe arası biraz uzun sürüyor da 🙂

Eda için ne yapabilirdim? Sağolsun Ayşe Hanım ben soru sordukça ayrıntılı yanıtlamaktan çekinmedi ve bana Eda ile ilgili bir sürü veri sağladı. İçlerinden birkaçını seçtim:

  • New York temasını mutlaka kullanmalıydım.

  • NYU’ya bağlı TISCH sanat okuluna gidecekti. Bunu kullanabilirdim.

  • Elbette sinema temasını mutlaka kullansam iyi olurdu.

Continue reading