aile

Buna ifrit bile olunmaz, pes deni

by Cincüce 14.11.2012

Zamanında, 16 numaralı ifritimde yetişkinlerin kendi toplumsal rol adlarını çocuklarına hitap ederken kullanmalarına ifrit olduğumu söylemiştim. Örn. Babanın kızına “Gel babacım,” demesi. Küçükken erkek kuzenlerimden biri bana hitap ederken “Abicim,” derdi. kafam bir türlü almazdı. Ben erkek değildim. Niye bana abi diyordu? Bu mümkün müydü? Mini mini yavru beynimde koca bir soru işareti olarak kalmıştı [...]

devamı…

İfrit Oluyorum No:16

by Cincüce 04.08.2011

Çocuklara adlarıyla hitap edilmemesine hafif miktarda  İFRİT OLUYORUM. Evet, bunu ben de zaman zaman yapıyorum. “Kuzu” diyorum, “Bebiş” diyorum. Bücürük, yer cücesi vs. Ama genelde sohbetsel iletişim kurabildiğim çocuklara adlarıyla hitap etmeyi tercih ederim. Çocuklara başka şeyler de diyebiliyor insanlar. Yetişkinin çocukla akrabalık bağını ortaya koyan hitaplar: Oğlum, kızım, çocuğum, yavrum, evladım, bebişim… vs. Haydi [...]

devamı…

Tatsız tuzsuz bir yaz

by Cincüce 28.07.2011

Hiç tadım tuzum yok. Aklımdan yazacak binlerce, milyonlarca sözcük geçiyor. Sözcükler düşüncelerin hızına yetişemiyor. Elim kalem tutmuyor. İçim yazmak istemiyor. Bu aralar tek yapabildiğim kitap okumak ve resim yapmak. Bir de ara ara yemek denemeleri yapmak. Akla gelen fikirler dertop edilip beynin kimi kıvrımları arasına itiliyor o kadar. Zaten sıcaklar fazladan bir şey yapmaya izin [...]

devamı…

Amerika’ya bir-ki…

by Cincüce 10.12.2010

Hazırlıklar çok uzun zamandır sürüyordu. Ablamlar evlerindeki eşyaları aylardır eksiltiyorlar, eksiltiyorlar. Sonunda dün her şey 2,5 bavula sığdı. Yarın gidiyorlar. Taa okyanus ötesine, Yeni Dünya denen Amerikanya diyarına… Ablamın muhteşem bir öyküsü var. O muhteşem öykü, bu gidişi hak ediyor. Yolun sonunda güzel ve sürprizli bir yaşam var. Onun adına çok mutluyum. Peki ya Deniz? [...]

devamı…

Ah nerede o eski bayramlar…

by Cincüce 13.09.2010

…ya da anneanneme methiye… Bayram seyran sona erdi. Cuma sabahı kalktık Karamürsel’e gittik. Anneannem canım Cicoşum birkaç yıldır orada yaşıyor. Karamürsel’e her gidişimde, anneannemi her gördüğümde ona hayranlık duymadan edemiyorum. Ben hayatımdaki en ufak bir değişiklik için bile kılı kırk yararken, Yıldıray’la son iki yıldır “Nasıl etsek de İstanbul’dan gitsek?” diye kara kara düşünüp çözüm [...]

devamı…

Pazartesi sendromu

by Cincüce 13.09.2010

Bayram sonrasının sendromu da bir başka hoş oluyormuş. Dün gece Yıldıray’la konuşurken “Araya giren bu boşluk kötü oldu, yarın ne yapacağımı bilemiyorum,” demişti. Ben de “Ne olacağıdı? Oturup yazı yazacaksın,” demiştim. Ukalayım ya… Sevgili Yıldıray’ım eğer şu an bunu okuyorsan, duy sesimi: EVET HAKLIYMIŞSIN! Kazın ayağı öyle değilmiş.

devamı…

Canım Babama…

by Cincüce 20.06.2010

Özel günleri sevmem. Özel günler benim için anlamlı değildir. Ama bugün Babalar Günü… Son 7 senedir olduğu gibi, bu babalar günü de kalbimin içinde koca bir boşluk var. Babam, sanırım yokluğuna hiç alışamayacağım. Seni çok özlüyorum. Buraya bunları niye yazdığımı da bilmiyorum. Belki de uzayın sonsuzluğuna sinyaller yollarsam, beni o koca boşluğun içinde duyup hissedersin [...]

devamı…

Harika bir nisan günü!

by Cincüce 30.04.2010

Fotoğraf: Cincüce Ufacık tefecik… Mis kokulu… Kaymak gibi… Pembiş pembiş… El kadar… Ufak, sahiden çok ufak… Dünyadan haberi olmayan, tek derdi anneciğinden süt emmek olan bir minik kız çocuğu… Doğdu! Herkesi şaşırttı ve mayısı beklemedi. Nisanın bu pırıl pırıl güneşli, masmavi göklü, mis gibi berrak sabahına doğdu. Ailemize yepyeni, hiç tanımadığımız ufacık bir insan katıldı. [...]

devamı…

Yeni bir blog açtık!

by Cincüce 18.01.2010

Yıldıray’la uzun zamandır üzerine konuşup “Nasıl olsun? Neler konsun?” diye tartıştığımız çocuk kitapları blogumuz  “Bir Dolap Kitap” sonunda hizmete girdi. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.

devamı…

Yeni havadislerim var

by Cincüce 15.01.2010

Sevgili Günlük, Seni çok ihmal ettiğimi biliyorum. 2010’a girdik gireli neredeyse yüzüne bakmaz oldum. Kendimi serseri mayın gibi hissettiğimden midir acaba? *** Aldığım senaryo işinde fena bir koşuşturmacanın içine girdim. Rahat rahat yapacakken nasıl sıkıştım anlatamam. Meğer seslendirmeyi yapacak kişi askerdeymiş. Tüm senaryoların seslendirmesini izne geldiğinde yapacakmış haberi gelince paçalarım nasıl tutuştu, nasıl tutuştu… Sonunda [...]

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
devamı…