Selluka maceram başlıyor

Bundan aylar önce bahçeye gündüz sefası ekmiştik. Normal ekim vaktini de biraz geçirerek ekmiştik tohumları. Nasreddin Hoca misali, “Ya tutarsa…” diyerek… Tuttular da. Hızla büyüdüler ve sonbaharda güzel çiçeklerini bizimle paylaştılar. Bir sabah Yıldıray da Bir Dolap Kitap’ın Facebook sayfasında bu güzelliği paylaştı.

Fotoğrafın altına yorum bırakan bir takipçimiz “Bir de selluka olmalı o bahçede,” diyene kadar sellukanın ne olduğuna dair hiç bir fikrim olmadığı gibi, selluka adını da ilk kez duyuyordum. Hemen pek sevgili Google’a sordum sellukanın ne olduğunu. Daha görür görmez de aşık oldum. İşte selluka böyle bir çiçekmiş:

Continue reading

Kirpi!

Dün gece çok civcivli dakikalar geçirdik. Evde herkes kendi halinde takılırken, çay almak için balkona çıkan Yıldıray bir anda feveran etti: “Çabuk gelin, çabuk gelin! Çabuk, çabuk!!!” Öyle aniden ortalığı ayağa kaldırınca ben de kendimi balkona attım. Sandım ki sokaktan yine garip bir tip geçiyor. (Bilmeyenler için söyleyeyim, çay için balkona çıkmamızın nedeni bizim balkonda koca bir semaverin durmasıdır ve bizim sokaktan gerçekten çok ama çok tuhaf kişiler geçer. Ama bunların ikisi de ayrı birer yazı konusu. )
Continue reading