Bir belediyecilik hizmeti olarak temizlik

Geçtiğimiz haftalarda bizim sokağın kaldırımlarını yeniden yaptılar. Epey uzun ve zahmetli ve TOZLU bir işti bu. Sokağın aşağısından başladılar, bizim binanın önünden geçtiler, yukarıya doğru gittiler. İlerledikleri yol boyunca da doğal olarak geride bolca toz, toprak, kum kaldı. Sonra çekip gittiler. Bolca toz, toprak, kum kalmaya devam etti. Kaldırımlar yapılırken o kumları da bir yandan süpürüp faraşlarla temizleyebilirlerdi; temizlemediler. Fazladan iş.

Yol kuruyken rüzgar estikçe Sahra Çölü’nün kum fırtınalarını aratmayacak bir ortam oluşuyordu. Arada yağmur yağdı yağmasına ama kum ağır çektiği için yolun kenarında birikip kaldı.  Continue reading

Kar klişeleri

Bayılıyorum şu haber metinlerine.

Bir televizyon ya da gazetede kar muhabiri olmak, aşağıdaki gibi cümleler kurmak istiyorum:

“İstanbul karlı bir güne uyandı.”
“İstanbul bembeyaz.”
“İstanbullu’nun karla imtihanı.” Bir sonraki aşamada: “İstanbul karla sınavında sınıfta kaldı.”
“İstanbul kara teslim oldu.” Bunun daha çarpıcı versiyonu “İstanbul kara teslim!”
“Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgası yurda giriş yaptı.”
Soğuk hava İstanbul’u etkisi altına aldı.”
“İstanbul’a yağan kar günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.” Continue reading

Tek eksiğimiz otobüs rengiydi

İstanbul Büyükşehir belediyesi, kısa adıyla İBB, yemedi, içmedi yeni bir etkinliğe imza attı. Belediyemiz sağ olsun, biz halkın görüşlerine başvurarak muhteşem bir belediyecilik örneği göstererek, bizlerin otobüs rengini seçmeye davet etti. Aman ne müteşekkirim, ne müteşekkirim!

İstanbul Otobüs Rengini Seçiyor” adlı bir de site açan belediye, böylece otobüsün rengine bizim karar vermemizi istiyor. Aman ne güzel, ne güzel!
Continue reading

İfrit oluyorum No:12

Bugün Ankara Asfaltı üzerinden eve dönerken gördüm. Sevgili İBB demiş ki “Bir rüya gerçek oluyor. Kadıköy-Kartal arasına metro yapılıyor.” Cümle tam olarak böyle olmayabilir. Aklımda kaldığı kadarıyla yazdım. Lakin “bir rüya gerçek oluyor” kısmı aynen bu şekilde. Ne demek rüya? Hangi çağda yaşıyoruz? O metronun orada ve diğer pek çok hatta zaten çoktan olmuş olması gerekmez miydi? 21. Yüzyılda, metropol geçinen, yetmezmiş gibi bir de Avrupa Kültür Başkentiyim diye kasım kasım kasılan bir kentte, metronun yapılması rüya değil, yapılmamış olması kabus olabilir ancak. İFRİT OLUYORUM!!!
Continue reading

İfrit No:8

Haydarpaşa İfriti

Kaynak: Yeşil Gazete

Tarihi eserlerin, anıtların, ağaçların, doğal yaşamın, güzel olan ne varsa onun, göz göre göre yok edilmesine İFRİT OLUYORUM.

İki gündür vapura binerken gördüğüm (ve muhtemelen daha uzun süre o şekilde göreceğim) Haydarpaşa Garı’nın yanık çatısına İFRİT OLUYORUM.

Çatıyı yakan o zalim, acımasız, katil, haydutlara (akla daha ne geliyorsa, işte onlara) İFRİT OLUYORUM. (ve kimse bana “Kazayla yandı,” demesin. Kazadır, diyenlere de İFRİT OLUYORUM.

Rant peşinde koşup, boş kalan, boşalabilecek (gerekirse yakılabilecek) yerlere ağızlarının suyu aka aka bakan vandallara İFRİT OLUYORUM.

İstanbul’un  2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasına İFRİT OLUYORUM.

Kültür başkentliğine milyon dolarlar harcayıp, kaldırımlarında bile standardı tutturamayan belediyeye İFRİT OLUYORUM.

Daha çok ifrit olurum da, içim şişti. Şimdi susuyorum.