Ağaçların değil sizin soyunuz kurusun!

Yeter artık!
Her gün yeni bir şey oluyor. Her gün yeni bir haberle sıkıyorsunuz canımızı. Bir gün de uyanıp “Oh, ne güzel bir gün?” diyemeyecek miyiz?

Her yere dökün betonları. Ağaçları dibinden kesin. Kökünü kurutun. Koca koca ormanları tıraşlayın. Saplayın köprü ayağı diye o koca ucubeleri Kuzey Ormanlarının ciğerine. Atatürk Orman Çiftliği’ndeki ağaçları kesin biçin. Bir değil, on değil, binlercesini hem de… Çocukluğumun ormanı Validebağ Korusu’na dökün çimentonuzu. Duble yollarla örün memleketi.

6000 zeytin ağacı ne ki? Alt tarafı yüzlerce yılın ürünü birkaç bincik zeytin ağacı… Tarumar edin yeşili, toprağı, havayı, suyu, tarihi, kültürü. elinize ne geçerse yok edin. Edin, edin. her şey bir yere kadar.
O ağaçların ahı çok fena çıkacak emin olun. Bizim bedduamız tutmuyor ama ölmez ağacın ki tutacak. Aha şuraya yazıyorum. Kökünüz kuruyacak.

zeytin_soma

Özetle;

  • Özel bir şirket termik santral yapma gerekçesiyle zeytin ağaçlarını teker teker katletmeye başladı. Tık ve Tık.
  • baktılar ki olacak gibi değil, “acele kamulaştırma kararıyla” tahsis edilen termik santralin kurulacağı alana sabaha karşı dozerlerle girip 6 bin zeytin ağacını dozerlerle söktüler. Tık.
  • Zeytin dostları 8-9 Kasım 2014 tarihinde “Yırca Zeytin Hasat Festivali”nde bir araya gelecekti. Şimdi bu hafta sonu katledilen zeytinlere ağıt için orada toplanılacak sanırım. Tık.
  • Soma Yırca’daki olayların tüm özeti ise burada.
  • Ekşi Szölük.

Güneş, rüzgar bize yeter

Nükleer enerji istemiyorum ben. Aklı olan da istemez. Neden istenmeyeceğini uzun uzun anlatacak değilim. Kötü işte bu, ötesi var mı? Yıkım, felaket, ölüm, karanlık… Aklınıza daha kara sözcükler geliyor mu? Geliyorsa onları da ekleyin listeye. Nükleer enerji bunları getiriyor çünkü. İstediğin kadar iyi bina inşa et, istediğin kadar önlem al. İşte Fukuşima’da olanları gördük. Artık haberini bile yapmıyorlar. Sanki Fukuşima’nın üzerine beton döktükleri gibi bu haberlerin de üzerini örtüyorlarmış gibi geliyor bana. Tıpkı Çernobil’in çevresindeki kilometrelercekarelik araziyi örtmeleri hiçbir şeyi değiştirmediği gibi.
Continue reading