Selluka maceram başlıyor

Bundan aylar önce bahçeye gündüz sefası ekmiştik. Normal ekim vaktini de biraz geçirerek ekmiştik tohumları. Nasreddin Hoca misali, “Ya tutarsa…” diyerek… Tuttular da. Hızla büyüdüler ve sonbaharda güzel çiçeklerini bizimle paylaştılar. Bir sabah Yıldıray da Bir Dolap Kitap’ın Facebook sayfasında bu güzelliği paylaştı.

Fotoğrafın altına yorum bırakan bir takipçimiz “Bir de selluka olmalı o bahçede,” diyene kadar sellukanın ne olduğuna dair hiç bir fikrim olmadığı gibi, selluka adını da ilk kez duyuyordum. Hemen pek sevgili Google’a sordum sellukanın ne olduğunu. Daha görür görmez de aşık oldum. İşte selluka böyle bir çiçekmiş:

Continue reading

Gelincik

Gelincik benim için çocukluğumda çıkılan tatillerde, yol kenarlarında gördüğüm kırmızı beneklerdi. Araba hızla geçip giderken ben yeşilliğin içinde en çok ne kadar gelincik göreceğim oyunu oynardım. Yol kenarında verilen molalarda etrafta gelincik arardım. İlk kez gelincik toplamaya kalkıştığımda büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Toprakta o kadar güzel duran, alev alev yanan  gelincik, ben koparır koparmaz solmuş, yapraklarını dökmüştü. Daha sonra birkaç girişimde daha bulunmuş, en sonunda gelinciğin doğasını kabul ederek onu koparıp öldürmekten vazgeçmiştim.

gelincik 1

Yıllar var ki doğru dürüst gelincik görmedim. Şehirden kaçıp Urla’ya geldiğimizde beni şaşırtan ve mutlu eden şeylerden biri gelincikler oldu. Önce bizim bahçenin bir köşesinde gördüm onları. Hani gelincikler yol kenarlarında yetişirdi? İşte, bizim bahçede tam karşımda duruyordu. Gidip sevdim onları, uzaktan. Kendiliklerinden solmalarını bekledim. Biri solarken diğeri açtı. Birkaç haftadır bu şekilde nöbetleşe devam ediyorlar bizi mutlu etmeye.
Continue reading