Renklerin Dansı

Renklerin dansi 2Geçtiğimiz iki haftalık iş maratonumun son ürünüyle karşınızdayım. (Siparişi zamanında yetiştirmekten daha zor olan bir şey varsa o da yaptığım işleri fotoğraflayıp, belgeleyip arşivlemek, bir de bunları bloga koyabilmekmiş! Vay arkadaş!)

“Renklerin Dansı” olarak adlandırdığım minyatür akordeon kitabı Ali için yaptım. Ayşe Hanım, tıpkı Eda için olduğu gibi oğlunun da ilgi alanlarını bana sayarak işimi oldukça kolaylaştırmıştı:

  • Renklerle oynamak
  • Futbol
  • Bilgisayar oyunları

Futbolu Ali Sokak’ta kısmen kullansam da minyatür kitap için ne yapacağıma bir türlü karar veremedim. Ali’nin zihninde gezinmek istedim ve aklım dönüp dolaşıp hep renklere gitti.  Continue reading

Değişiklik iyidir

Değişiklik iyi bir şey.

Dün içinden çıkılmaz bir hale gelmiş, bir türlü bitmeyen bir senaryoyla boğuşuyordum. Yıldıray yoktu. Olsaydı onunla konuyu tartışır, bir çıkış yolu bulurduk. Sonra düğüm çözülür; sular seller gibi yazmaya başlardım. Ama yoktu. Üstelik hava günlük güneşliydi. Sanki arkadaşlarım top oynamaya sokağa çıkmıştı da, ben ödevimi yapmadığım için evde cezalıydım. Kim takar cezayı?! Annemi ayaklandırdım. “Haydi gel kuaföre gidelim,” dedim. Continue reading