İki yaş sendromu

İki yaş sendromunun mahalle halkına etkileri üzerine bir inceleme

Yakın arkadaşlarımız bilirler ki, biz amansız birer dedikoducuyuz. Kediyi merak öldürmüş derler. Ben de davranışları kedilerle ciddi benzerlikler gösteren biri olarak, burnumu sokabileceğim en son yere kadar sokarım.

Evimize gelen çok yakın arkadaşlarımız bilir ki, sokağın diğer yanındaki, bizim balkonun tam karşısındaki apartman bizim özel ilgi alanımızdır. Kim girmiş, kim çıkmış, kim kime ne demiş, kim taşınmış, yerine kim gelmiş, kim kime haset duyuyor, kim uyuz, kim sevimli biliriz. Bizden kaçmaz. Kaçamaz; çünkü evimizdeki ömrümüzün yaklaşık üçte ikisi balkonda geçer. (Balkonda bulunan kalorifer ve buzdolabı da soğuk ve sıcak ayların en verimli biçimde geçirilmesini sağlıyor.) Continue reading

Galiba bir bıdığı rüşvetle kandırdım!

Az sonra okuyacaklarınız tamamen gerçektir. Bu yazının yazarı tarafından bizzat yaşanmıştır. Bu yazının yazarı, bazı çocuk yetiştiren kişilere hâlâ şaşkınlık ve dehşet içinde bakmaktadır. Olay şu şekilde cereyan etti:

Sıradan bir atölye günüydü. Hava kasvetli, yağmurlu ve soğuktu. Kapı açıldı. Gelen atölye öğrencilerinden biriydi. Yanında 3 yaşındaki oğlu vardı. Çocuğu gören bir grup öğrenci, sevinçlerini her nedense “çığlıklar atarak” gösterdiler. Çocuk dehşete kapıldı. Anında ağlamaya başladı ve dışarı kaçtı. Annesi çocuğu ikna etmeye çalışıyordu.

Anne: “Ama hani sen benim okulumu merak ediyordun? İşte bak, burası… Haydi ama ağlama, gel içeri.”

Çocuk: “İstemiyorum. Ben sevmedim bu okulu. Gidelim buradan. Hü hü hüüüü.” Devamı…