Doğa arkadaşımın kutusu

Çok güzel bir oyuna katıldım ben. Daha doğrusu yazın ilk önce Yıldıray katıldı. Daha da doğrusu ailece katıldığımız bir oyun bu. Doğa Güncem blogunun yazarı Burcu Meltem Arık ile Banu Binbaşaran’ın önderliğinde başlatılan oyunun adı “Doğa Arkadaşımın Kutusu.”

Oyunun amacı doğaya yeni bir gözle bakmak, belki de bakmadığınız, her gün önünden gelip geçtiğiniz doğa parçalarını, canlıları, yaşamın değişik türlerini fark etmek ve çocuğunuz varsa ona da çevresini yepyeni bir gözle algılama şansı tanımak (ve belki de bu alışkanlığı kazandırmak.)

doga arkadasimin kutusu 1

Yaz kutumuzun içindekiler

Yaz sonunda katıldığımız oyunun ikincisini geçtiğimiz günlerde tamamladık. Her gündönümünde yenilenen oyunda grup liderleri sizi gizli bir doğa arkadaşıyla eşleştiriyor. Çocuğunuz adına katılıyorsanız, birbirine yakın yaşlardaki çocukları eşleştiriyorlar. (Öğretmenler sınıflarıyla da katılabiliyorlar.) Sonra belirtilen tarihe kadar başlıyorsunuz doğada gezinmeye. İster ormana gidin, ister mahallenizin sokaklarında yürüyün, ister az aşağıdaki sahilde yürüyüş yapın, ister apartman bahçenize göz atın. Amaç çevrenizdeki bitkileri “görmek”. Yaprakları, tohumları, meyveleri, dalları, deniz kabuklarını, salyangoz kabuklarını, ağaç kabuklarını, dikenleri, çiçekleri “görmek”. Sonbaharda kurumaya, çürümeye başlayan yaprakların nasıl bir dönüşüm geçirdiklerini fark etmek, kurumuş yaprakları özenle kitap aralarında kurutup renklerini hapsetmeye çalışmak, kozalakların altın oranına bir daha, bir daha hayranlık duymak, yakınlarında meşe ağacı var mı diye daha fazla aranmak… Continue reading

İşte ağaçlarım!

Geçtiğimiz haftalarda yazmıştım: 2011 yılı “Ağaç Yılı”ymış. Amacı ne bu Ağaç Yılı’nın? Yakın çevrenizdeki doğayı gözlemlemek elbette. Daha güzel bir amaç olabilir mi?  Yapmanız gereken tek şey bahçenizde, evinizin karşısında, sokağın köşesinde bulunan ya da her gün işe giderken önünden geçtiğiniz bir ağacı (ya da ağaçları) seçmek. Sonra yıl boyunca “ağacınızı” gözlüyorsunuz. Yağmurda rengi değişiyor mu? Yapraklarını döküyor mu? Yeni tomurcuklar veriyor mu? Çiçek mi açtı? Üstüne kuşlar yuva mı yaptı? Artık yıl boyu başına ne gelecekse…

Ben de senenin başında ağaçlarımı seçtim. İlki, iki sokak aşağımızdaki köşe başını işgal eden şahane dut ağacı. Ben ona “Dudu” adını verdim.
Continue reading

2011 Ağaç yılı

2011 Ağaç Yılı

En sevdiğim, severek, hatta iştahla okuduğum bloglardan biri Sinek Sekiz. Sinek Sekiz’i her tıkladığımda burnuma ıslak toprak kokusu, çimen kokusu, kekik kokusu, kulağıma cırcır böceklerinin, kuşların cıvıltısı gelir. Açıp turlayın içinde, gerçekten güzel bir hikayeleri var. Çevreyle, yaşadığımız dünyayla (evimizle) ilgili de insanın gözünü açacak bilgiler paylaşıyorlar. Bu bilgilerden birine de az önce rastladım.

Meğer 2011 yılı “Ağaç Yılı” imiş. Sinek Sekiz diyor ki:

Continue reading