Pigme kitap: Bahar Günlüğü

Bu aralar ellerim kaşınıyor yine. Kâğıtlarla oynamayı özlemişim. Bir kaç akordeon kitap siparişi vardı tamamlamam gereken, onlara başladım. Ama ne zamandır yine dikişli bir kitap yapasım da vardı. Akordeon kitapların çizimleri sürerken araya iş aldım ve bir yerlere taslağını yaptığım yeni bir Kedimiyo macerasını çizme işine giriştim.
O arada Pinterest’te akordeon kitaplarla ilgili bir şeyler aranırken Pinterest karşıma kendi yaptığım işi çıkardı!

Pinterest’te bişey ararken kendi işini görüp zevkten dört köşe olmak. Hihihi ☺️

Cincuce (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Sonra Kedimiyo’lu çizimler, sayfa planları tamamlandı. Boyayıp dikme işine girişecektim ki kalan kâğıt kırpıklarına baktım, kırpıklar bana baktı…. Continue reading

Kedimiyo’nun yaprakla mücadelesi

Kedimiyo 005

Her ne kadar hava hiç çaktırmasa da, sonbahar usul usul, bize hiç sezdirmeden geliverdi. Ner’den mi biliyorum? Yerdeki yapraklardan. Her sabah bizim sokağı süpüren temizlik görevlisi için yılın en acımasız önemi başladı. Çünkü az önce süpürüp temizlediği yere dönüp baktığında, orada mutlaka yeni dökülmüş yapraklar oluyor. Sonbahar yapraklarıyla mücadele edemezsin dostum! Continue reading

Cincüce’nin resimlerini almak ister misiniz?

Evet, sonunda şeytanın bacağını kırmış olabilirim. Hiç değilse çelme takıp sendeletmişimdir. Son zamanlarda -uzun zamandır olmadığım kadar- kağıt kalemle, boyalarla haşır neşirim. Durmadan çizmeye çalışıyorum. Şimdi ben böyle deyince gün boyu masa başında harıl harıl çalışan bir inan gelmesin aklınıza sakın. Guçi ne zaman uyursa ben de o zaman çalışıyorum aslında. O da sadece gündüz. Guçi gündüz çok az uyuduğu için akşama pilim bitmiş oluyor. Geceleri çalışmayı başaramıyorum bir türlü. Yani anlayacağınız, çok az zamanda pek çok şey yapmaya çalışıyorum. Ama işin güzel yanı, bu kadarcığı bile beni iştahlandırmaya yetti. Resim yaptıkça daha fazla yapmak istiyorum. Kafamda sürekli yeni fikirler uçuşuyor. Defterim her an elimin altında; fikirler unutulmasın diye…

Gelelim neler çizdiğime…

Beni Instagram‘dan ya da Facebook sayfamdan izliyorsanız, son günlerde bol bol Moli ve Olaf’la meşgul olduğumu görmüşsünüzdür. Bu ikilinin seveni çok. Tanıdığım ve tanımadığım pek çok kişi benden onların resimlerini istiyordu zaten. Ben de başladım yapmaya. Geçenlerde “Silkelenme zamanı” deyip, “Haydi bakalım rastgele!” deyip biraz çıtlatmıştım ya hani. Continue reading