New York’ta dedikodu zamanı!

Dedikodulu New York 1Bir iki ay önce bir e-posta aldım. Ortak bir tanıdığımız sayesinde bana ulaşan Ayşe Hanım, kızına okul bitirme hediyesi olarak için sürpriz bir şeyler yapmak istediğini yazmıştı. Tam da o sırada İstanbul’a gitsek mi gitmesek mi telaşı içindeydik. Kendisini İstanbul dönüşü yazıp ayrıntılı bilgi isteyeceğimiz yazdım.

Nisan ayında Ayşe Hanım’la yazışmaya başladık. Kızı Eda bu yıl New York’a giderek sinema okuyacaktı. Benden onun için bir resim ve bir minyatür kitap yapmamı rica etti. Sonra Mayıs ayında doğum günlerini kutlayacağı diğer çocukları Ali ve Nil için de bir şeyler istedi. Ama bu ayrı bir yazı konusu. (Fotoğrafları yüklemek iki bebe arası biraz uzun sürüyor da 🙂

Eda için ne yapabilirdim? Sağolsun Ayşe Hanım ben soru sordukça ayrıntılı yanıtlamaktan çekinmedi ve bana Eda ile ilgili bir sürü veri sağladı. İçlerinden birkaçını seçtim:

  • New York temasını mutlaka kullanmalıydım.

  • NYU’ya bağlı TISCH sanat okuluna gidecekti. Bunu kullanabilirdim.

  • Elbette sinema temasını mutlaka kullansam iyi olurdu.

Continue reading

Bir belediyecilik hizmeti olarak temizlik

Geçtiğimiz haftalarda bizim sokağın kaldırımlarını yeniden yaptılar. Epey uzun ve zahmetli ve TOZLU bir işti bu. Sokağın aşağısından başladılar, bizim binanın önünden geçtiler, yukarıya doğru gittiler. İlerledikleri yol boyunca da doğal olarak geride bolca toz, toprak, kum kaldı. Sonra çekip gittiler. Bolca toz, toprak, kum kalmaya devam etti. Kaldırımlar yapılırken o kumları da bir yandan süpürüp faraşlarla temizleyebilirlerdi; temizlemediler. Fazladan iş.

Yol kuruyken rüzgar estikçe Sahra Çölü’nün kum fırtınalarını aratmayacak bir ortam oluşuyordu. Arada yağmur yağdı yağmasına ama kum ağır çektiği için yolun kenarında birikip kaldı.  Continue reading

Kuşdili Çayırı için bir güzellik olabilir mi?

Geçenlerde “Korkmayın ağaçtan bu kadar” diye bir yazı yazmıştım ya hani… İşte tam da onun üstüne, az önce güzel bir haber okudum internette. İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin geçtiğimiz yıl düzenlediği “S.O.S İstanbul Mimarlık Öğrencilerine Açık Fikir Projesi Yarışması“nda konu olarak “Kuşdili Çayırı ve Çevresi” seçilmiş.

Yarışmaya beklenenden daha fazla proje katılmış. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü, 4.sınıf öğrencisi  İlknur Karlı’nın projesi,

“Çevreye uyumlu yaklaşımı ve yalın anlatımı ile projenin ulaşmış olduğu olgunluk seviyesi”

nedeniyle oy çokluğuyla birinci seçilmiş. (Yarışmanın sonucuyla ilgili haber burada.)
Continue reading

Civcivli bir hafta sonu

Ne hafta sonuydu ama! Püf! Geçti bitti neyse. Ama bu iyi mi, yoksa kötü mü bilemiyorum. Her zamanki gibi bir ton işim vardı ve hiçbirini yapamadım.

Cumartesi sabahı Açık Radyo’daki programımız başladı. Cuma gecesi inadına uykum gelmedi de gelmedi. İki gündür atölyede eğilerek çalışmaktan tutuk bir boynum vardı. Biraz onun ağrısından, biraz bu aralar dadandığımız yeni hastalığımızdan (“Fringe”), biraz da ertesi günkü canlı yayın yüzünden kaçtı herhalde uykum. Sonunda yattım uyudum. Birkaç saat sonra alarm çaldı zaten. Kalkıp bir güzel kahvaltımızı yaptık. Hava, nisanın son gününde bize yine ihanet eder gibiydi. Tren-metrobüs-metro zinciriyle Elmadağ’a vardık.

Açık Radyo’nun binasının girişinde birkaç bisiklet vardı. Ah keşke biz de bisikletle gelseydik,” diye iç geçirdik. Aa, hayır, hayır, onu çıkışta dedik. Çünkü radyoya vardığımızda Yıldıray’la ikimizin acil tuvalet ihtiyacımız baş göstermişti. Sanki evde yapmamışız gibi, sanki gelene kadar birkaç litre su içmişiz gibi… Heyecandan şu halimize bak! Continue reading