Orman 1 yaşında!

Bu bezelyeler tamı tamına bir yıllık oldu. Sabahtan beri öpüp duruyorum; bir senedir öpüp duruyorum; doyamıyorum. ❤️

Cincüce Bobin Hizmetleri (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Evimizin minik karabiberi, hepimizin “Micinik”i  Orman pazar günü şu hayattaki 365 günün devirdi. Hangi ara geçti bir yıl? Daha dün gibi hastaneye gidişimiz, gittiğimiz gibi de bebeğimizi karşılayışımız. Ama bir yıl geçti işte.

Mici artık resmen bebeklikten çıktı ve çocukluk çağına girdi. Çok yakında desteksiz yürümeye başlayacak. Ağzından küçük küçük kelimeler çıkmaya başladı bile. Gözü hep Guçi’nin üzerinde. O ne yaparsa pür dikkat izliyor. Guçi, Micinik için müthiş bir ilham kaynağı ve öğretmen. Orman bir şeyler yapmaya başladığında, bu biraz da abisi sayesinde olacak. Continue reading

İnadına mutlu diyeti

Geçen gün yazdıklarımdan sonra çok güzel şeyler oldu. İnsanlardan güzel şeyler duydum. O zaman inat etmenin iyi bir yöntem olduğuna karar verdim. Ally McBeal diye bir dizi vardı, hatırlıyor musunuz? İzler miydiniz? Oradaki favori karakterim John Cage’di. Cage’in bir gülümseme terapisi vardı. Aşırı stresli durumlarda (mesela bir kavganın ortasında) yüzünden iğrenç bir sırıtış beliriyordu. Siz de ister istemez gülümsemeye başlıyordunuz izlerken. Teori şuydu: Olumsuz bir durum karşısında gülümsersen, beyne farklı bir sinyal gönderiyordun ve beyin olumsuzu bertaraf ediyordu. İstanbul trafiğinde bisikletle giderken bu yöntemi denemeye başladıktan sonra, çok daha keyif aldığımı hatırlıyorum. Şimdi burada da sanal olarak bunu yaptığımı varsayın. Bundan sonra böyle. Ülkede kötü şeyler mi oluyor? Cincüce Bobin Hizmetleri sırıtacak.

John Cage’in Barry White dansı da bir seçenek tabii.

Geçenlerde blogtaki eski yazıları karıştırırken yaşamımdan renkleri yazdığım yazıya denk geldim. Okurken unuttuğum bir sürü şeyi hatırlattı yazı bana. Mutlu hissettirdi. Sırıtma terapimin bir parçası olarak ara ara bu tip listeler yazmaya karar verdim. Aradan zaman geçtiğinde, yine dönüp bakar ve güzel şeyleri hatırlarım böylece.

Mesela geçtiğimiz hafta beni neler mutlu etti bir bakalım: Continue reading

Orman geldi, hoş geldi

Sevgili günlük,

Sana son yazdığımda 40 haftalık, koca göbüklü bir gebeştim. Üstelik en büyük hayallerinden birini gerçekleştirmiş, koca göbeğiyle Urla balinası gibi serin sularda fışır fışır yüzmüş bir gebeştim. O kadar hoşuma gitmişti ki koca göbeğin suda hafifleyivermesi, Yıldıray bana “Doğurana kadar her fırsatta getiricem seni denize,” demişti. O günün ertesinde gidemedik. Sonraki gün 40. haftanın sonunda doktor kontrolüm olduğu için gidemedim. Hatta kontrolde bizim ufaklık hiçbir doğum emaresi göstermediği için rahattık. Ertesi sabah (5 Haziran cuma) erkenden gidecektik denize. Hava durumuna, rügarın yönüne de baktıydık, ideal şartlar mevcuttu. Continue reading