Minicik rafta minicik kitaplar

minyatur raf 1Hani ablama hediye ettiğim minyatür Mary Poppins kitapları var ya, aslında onlar ilk değil. Bu minyatür kitapları çok uzun zamandır yapmaya niyetliydim. Ama araya hamilelikler, bebekler falan girince polimer kille çok haşır neşir olamadım. Yine istisna olarak ablama yaptıklarım ve daha önce bir arkadaşım için yaptıklarım var. Onları unutmuştum. Mary Poppins kitaplarının fotoğraflarını paylaşırken aklıma geldiler. Döne dolana fotoğraflarını aradım; sonunda buldum. Ama ne yazık ki yaparken düzgün fotoğraf çekmemişim. Armağanı vermeden önce yaptığım işi unutmamak adına birkaç kare çekmişim, o kadar. Continue reading

Renklerin Dansı

Renklerin dansi 2Geçtiğimiz iki haftalık iş maratonumun son ürünüyle karşınızdayım. (Siparişi zamanında yetiştirmekten daha zor olan bir şey varsa o da yaptığım işleri fotoğraflayıp, belgeleyip arşivlemek, bir de bunları bloga koyabilmekmiş! Vay arkadaş!)

“Renklerin Dansı” olarak adlandırdığım minyatür akordeon kitabı Ali için yaptım. Ayşe Hanım, tıpkı Eda için olduğu gibi oğlunun da ilgi alanlarını bana sayarak işimi oldukça kolaylaştırmıştı:

  • Renklerle oynamak
  • Futbol
  • Bilgisayar oyunları

Futbolu Ali Sokak’ta kısmen kullansam da minyatür kitap için ne yapacağıma bir türlü karar veremedim. Ali’nin zihninde gezinmek istedim ve aklım dönüp dolaşıp hep renklere gitti.  Continue reading

Minyatür sinema kitabı

sinema kitabi 01New York’ta sinema okuyacak bir öğrenci için günün anlam ve önemini anlatan sevimli, mini mini bir minyatür kitap yapacak olsaydınız ne yapardınız? Sinema denince konu derya deniz… Ama bunu minicik sekiz sayfaya indirgemeniz gerektiğinde işler biraz zorlaşıyor.

New York temalı “Dedikodulu Evler” resmini yaptığım Eda için bir de minyatür kitap yapmamı istemişti annesi Ayşe Hanım. Sinema teması güzeldi; ama yukarıda da yazdığım gibi dipsiz kuyu gibi bir konuydu. Aklıma pek çok fikir geldi. Bunlardan bazıları artıları ve eksileriyle şöyleydi: Continue reading

Yüksek dozda Mary Poppins!

Hani benim minik sürpriz paketlerim vardı ya! İşte onlar benim umduğumdan çok daha hızlı bir biçimde ABD’ye uçtu. Ablama esaslı bir sürpriz yapmaya niyetlenmiştim. Ama ne zaman? Taaa 2014’ün yılbaşında!

O sıralar onunla yılbaşında birbirimize el yapımı sürpriz bir şeyler yollayalım diye sözleşmiştik. Ama ben gebeştim ve projemi gerçekleştirecek enerjim yoktu. Sürpriz işi yattı. Ama aklımın derinlerinde kıvrım kıvrım kıvranmaya devam etti. Sonunda “tamam artık yapabilirim!” dediğimde tekrar işe koyuldum.

Planım üzerinde Mary Poppins silueti olan bir bez torba yapmaktı. Kumaş boyasıyla silueti boyadım. Sonra çantaya bir astar da diktim kırmızı kırmızı, ortaya böyle bir şey çıktı: Continue reading

Almayı değil yapmayı seviyorum

yildiz kitap_piyano 1Hayatta benim için en eziyet verici konulardan biri hediye seçmektir. Çok iyi tanıdığım insanlara (hani derler ya “Ben senin ciğerini okurum,” diye, hah işte tam da o ciğerini bile okuduğum insanlara) bile hediye almak benim için işkencedir. Anneme ya da sevgilime bile hediye seçene kadar dokuz doğururum, öyle düşünün.

Şanslıysam, kırk yılda bir aklıma ilginç bir fikir gelir. Ya da tam da o insan için biçilmiş kaftan olan bir şeye denk gelirim. Eğer öyleyse ne âlâ; ama değilse ve birine bir şey hediye etmem gerekiyorsa kıvrım kıvrım kıvranırım.

O yüzden ben “yapmayı” seviyorum. Belirli bir kişi için yapılan, sadece ona özel yapılmış bir hediye… Yaparken çok özeniyorum. Hediyenin tamamlanmış halini hayal edip mutlu oluyorum. Hediyeyi vereceğim kişinin nasıl tepki göstereceğini hayal edip daha da mutlu oluyorum. Sadece o kişiye özel ve biricik bir şey yapmak kadar tatmin edici bir şey yok. Continue reading

Pigme kitap: Bahar Günlüğü

Bu aralar ellerim kaşınıyor yine. Kâğıtlarla oynamayı özlemişim. Bir kaç akordeon kitap siparişi vardı tamamlamam gereken, onlara başladım. Ama ne zamandır yine dikişli bir kitap yapasım da vardı. Akordeon kitapların çizimleri sürerken araya iş aldım ve bir yerlere taslağını yaptığım yeni bir Kedimiyo macerasını çizme işine giriştim.
O arada Pinterest’te akordeon kitaplarla ilgili bir şeyler aranırken Pinterest karşıma kendi yaptığım işi çıkardı!

Pinterest’te bişey ararken kendi işini görüp zevkten dört köşe olmak. Hihihi ☺️

Cincuce (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Sonra Kedimiyo’lu çizimler, sayfa planları tamamlandı. Boyayıp dikme işine girişecektim ki kalan kâğıt kırpıklarına baktım, kırpıklar bana baktı…. Continue reading

El yapımı minyatür kitaplar

cincuce minyatur kitap 1Minyatür nesneleri çok severim. Kim sevmez ki! her şeyin küçüğü güzel denir ya, boşuna değil. Bebek ayakları, yavru kediler, bonsai ağaçlar… Benim durumumda ise minyatür kitaplar.

Ben zamanında durup dururken minyatür bir kitap yapmaya karar vermiştim. Oturdum, kağıtlarını kesip biçtim, resimledim, diktim, ciltledim. Ortaya “Günaydın!” adlı kitap çıktı.

Ben kitap “yapma” işini çok sevdim.  Bir Dolap Kitap okurlarından birine armağan etmek üzere bir kitap daha yaptım. Şanslı kişi Arda oldu ve Kedimiyo Arda’nın kitaplığındaki yerini aldı. (Kedimiyo kitabının yapıp aşamalarını görmek isterseniz burayı tıklayın.)

Continue reading

Yaratıcılık başa bela

Bu hafta izinliydim. Yazın kullanamadığım bir haftalık iznimi böylece yakmış oldum. Ne planlandığı gibi, ne de olmasını istediğim gibi… Ama geçiyor işte… Bilgisayarla minimum temas bile benim için yeterli bir dinlenme sayılır.

Ne yaptım peki? Bol bol düşündüm. Fikir ürettim. Üretmez olaydım. Her şey bir anda beynimden patlayarak püskürmeye başladı. Daha önce aklımdan geçip giden ya da kıyıya köşeye takılmış pek çok şey, sanki sözleşmiş gibi bu hafta bir anda bir çete oluşturdular. Hepsi yapbozun parçaları gibi birbirlerine bir oturdu ki sormayın.
Continue reading