Talihsizlikler teker teker gelin

Sevgili Günlük,
Söyle şu talihsizliklere, teker teker, alıştıra alıştıra gelsinler.

Önce kendi web sitelerimize giremedik. Ta Amerikalar’daki hostingçi abilerle yazıştık, yazıştık, sorunu çözemedik. Bizim dışımızda herkesin bizim sitelere girdiğini duyup daha da kıllandık. Resmen anahtarı içerde unutup kapıda kalmak gibi. Bayağı üzüldük, sinirimiz bozuldu. Sonra 3G ile bağlanabildiğimizi fark edince sorunun Uydunet’ten kaynaklandığından kuşkulandk. Haklıymışız. Daha arayp da kendi sitelerimize erişemiyoruz deyince “Aa, tamam, ayar değişikliği, gak guk” deyip anında çözdüler.

Bu 22 Ağustos mevzusu yok mu? Hani şu hepimizi teker teker fişlemeye, istemdışı filtrelemeye başlayacakları güzide uygulama. İşte o çalışmalar başlamış bulunuyor sayın seyirciler. Continue reading

Bir dolap montajıyla gün geçer mi?

Geçer, geçer… Öyle bir geçer ki. Hele montajı yapan aklı beş karış havada iki şaşkınsa…

Sebebi şu: Dün abimlere gittik. Önce şöyle ağzımıza layık bir kahvaltı yaptık. Kahvaltıda kendi cüssem kadar yiyince “Seda mı hamile, yoksa ben mi?” diye sormadan edemedim. Annem bir haftadır oradaydı. İlk peynir yapma girişimini de orada gerçekleştirmiş. Sonuç muhteşem bir “kekikli peynir”di. (Bu konuda yeni girişimlerimiz olunca tarifini vereceğim.)

Sonra işe başladık. Abimin işi olduğu için o yoktu. Yıldıray’la ben birer süper kahraman edasıyla iki odanın eşyalarını oradan oraya taşıdık. Sonra sıra kolisinde duran dolabı montajlamaya geldi…  Montaj mı? Ha ha! Çocuk oyuncağı! Başladık parçaları birleştirme. Kasa oluştu. Arka taraf da çivilendi. Sıra geldi çekmece ve kapaklara… Continue reading