Bana her gün bayram

Benim bayramım da bu. 🚲

Cincüce Bobin Hizmetleri (@cincuce) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Upuzun bir bayram tatiliydi; geldi, geçti. Hoş, bana bayram ne, tatil ne? Çoğu kişi evde çalışan inanlara “Oh ne güzel, istediğin gibi takılıyorsun,” diyorlar. Kazın ayağı öyle değil şekerim. Dışarıya çalışmaya gitmek bence daha kolay. Hiç değilse saatlerin belli. Evden ne zaman çıktığın, eve ne zaman döneceğin belli. İş yerinden ayrılma saatin yaklaşırken biliyorsun ki az sonra çıkıp gideceksin, tamamladığın işlerini geride bırakacaksın. Tamamlanacak işler de sen geri gelene kadar kuzu kuzu bekleyecek. Dışarı çıktın mıydı kafan rahat.

Hoş, benim son çalıştığım “dışarıdaki” işte işte, yolda, evde, hatta gece bile çalışmam bekleniyordu. Hatta tatile gittiğimde tatile gittiğim için param kesiliyordu. Yaa, ne işler var di mi? Stresi, her gün her gün maruz kaldığın dedikoduları arkadan konuşmalar, hırslar, çekememezlikler de cabası. Sonunda eyvallah deyip ayrılmıştım. Yoksa kurdeşen falan dökecektim. Continue reading

Hadi gelin köyümüze geri dönelim

Bu sabah şunu fark ettim: Ben çocukken yaz tatili gelince hep üzülürdüm. Tamam, tatile giriyorsun, oh okul yok, ne âlâ. iyi, güzel, hoş da… Bütün sevgili canciğer kuzu sarması arkadaşlarım giderdi. Hayattaki ilk arkadaşım Zeynep’in babası avukattı. Ağustos ayı dedin miydi, hooop! baro tatil olur, Zeynepler Seferihisar’a anneannesine giderlerdi. Her yıl.

Sonra Başak… Onun da ailesi Çanakkaleli’ydi. Tatil geldi miydi Başaklar Lapseki’ye anneanneye giderlerdi.

Okul açılır, sınıf arkadaşlarım yaz tatilinde neler yaptıklarını anlatırlardı. Bir memlekete gittik lafı döner dururdu ortalıkta. Continue reading

Spa’ya gidiyorum, dönecem!

Çok, çok, çooooook yoruldum. 20111 sonbaharı zihnimden silinse üzülmeyeceğim. Tabii güzel şeyler kalsın, beni yoran, üzen, ifrit eden durumlar çıkıp gitsin.

Madem onların gideceği yok. Bari biraz ben gideyim dedim. Sevgili Meroloş’un şahane kıyağı sayesinde bu gece Edremit dolaylarına yelken açıyorum sevgili günlük. Hayatımda ilk defa kaplıcaya gidip sıcak suda yüzmek nasılmış bir göreceğim. İki kulaç da senin için atarım, merak etme. Continue reading

Talihsizlikler teker teker gelin

Sevgili Günlük,
Söyle şu talihsizliklere, teker teker, alıştıra alıştıra gelsinler.

Önce kendi web sitelerimize giremedik. Ta Amerikalar’daki hostingçi abilerle yazıştık, yazıştık, sorunu çözemedik. Bizim dışımızda herkesin bizim sitelere girdiğini duyup daha da kıllandık. Resmen anahtarı içerde unutup kapıda kalmak gibi. Bayağı üzüldük, sinirimiz bozuldu. Sonra 3G ile bağlanabildiğimizi fark edince sorunun Uydunet’ten kaynaklandığından kuşkulandk. Haklıymışız. Daha arayp da kendi sitelerimize erişemiyoruz deyince “Aa, tamam, ayar değişikliği, gak guk” deyip anında çözdüler.

Bu 22 Ağustos mevzusu yok mu? Hani şu hepimizi teker teker fişlemeye, istemdışı filtrelemeye başlayacakları güzide uygulama. İşte o çalışmalar başlamış bulunuyor sayın seyirciler. Continue reading

Güle güle son tatil

Yılın son tatili az önce arkamızda kaldı. Pazartesi sendromu da neymiş, şu an pazartesi sendromunun babası pazar sendromundan muzdaripim. Oldum olası sevemedim şu pazarları. Renksiz, ruhemici bir gün. Çoğu zaman tabii… Mesela işe gitmiyorsan güzel olabiliyor. Ya da evden çalışıyorsan… Tüm günlerinin mülkiyeti ve kullanım hakları sadece ve sadece sana aitse…

Bayramda süper asosyal günler geçirdim. Evden o kadar az çıktık ki… Kütüphanelerin düzenlenmesi çilesi büyük ölçüde bitti. Şimdi elden çıkaracağımız kitaplara bir çözüm bulmakta sıra. Bekleyiniz!
Continue reading

Sade bir tatil

Bu yazı yayımlandığı sırada muhtemelen Bozcaada’da olacağız. Sade bir tatil için bir adaya gitmekten daha güzel ne olabilir? Madem sadelikten ve sadeleşmeden bu kadar dem vuruyoruz, tatile çıkarken boy boy bavulla da çıkılmaz. Biz ne yaptık? Bavul niyetine bir büyük sırt çantası (sanırım 35-40 lt) ve günlük yaşamda eşyalarımızı koymak için ufak boy sırt çantalarımızı doldurduk. Hepsi bu!

Peki bir haftalık bir tatil için yanımıza neler aldık? Continue reading