Mozart New York’ta

mozart in the jungle 1Bilen biliyordur ama biz yeni keşfettik “Mozart in the Jungle”ı… Uzun zamandır en keyif alarak izlediğim dizi oldu Mozart in the Jungle. Konusu şöyle:

New York Senfoni Orkestrası’nın başına yeni bir şef getirilir: Maastro Rodrigo De Souza. Yeni şef, eski maestroyla taban tabana zıt bir tiptir. Bu tip durumlarda olduğu gibi yeni gelen yadırganır, eski düzen bozulduğu için hoşnutsuzluklar olur. Taraftarlarla mualifler karşı karşıya gelir.

Mozart jungleda mı bilmem ama konunun geçtiği müzik çevresinin tam bir kurtlar sofrası olduğu bir gerçek. Konunun odağındaki kişilerden biri elbette Rodrigo; diğeri ise senfoniye girmek için yanıp tutuşan genç obuacı Hailey. Dizideki diğer karakterlerin her biri ayrı bir tat veriyor. Baş kemancı Warren Boyd, Rodrigo’nun ikinci sezondaki asistanı Michael, radyocu Bradford Sharpe… Continue reading

İfrit No:6

"Kendi kendinin televizyonu ol." / Fotoğraf: Barbnerdy

Herkesin, ama herkesin akşamları televizyon karşısına geçip, aptal dizileri izleyip aptallaşmasına İFRİT OLUYORUM. Bu ne biçim bir alışkanlık böyle ya? Neyin açlığı? İnsana adam gibi iki çift bir şey katanı da yok ki bu dizilerin. Nesini izliyorsunuz? Niye izliyorsunuz?

İnsanların boş boş televizyona bakmalarına İFRİT OLUYORUM! İşten eve gelen, yemek yiyip, sonra da yatana kadar dizi izleyen tanıdıklarım var. Sonra da hiçbir şeye zamanlarının olmadığından yakınıyorlar.
Continue reading